UÇABİLEN BÖCEKLER (FARMAPEST BÖCEK İLAÇLAMA)

Yeryüzünde, ‘uçan ve yürüyen‘ birçok böcek türü bulunmaktadır. Bunların bazıları, bizim için ”tehlike” arz etmediği, hatta yararlı olduğu halde, hiçte azımsanmayacak kadar fazla sayıda olan bir kısmıysa, gerçekten çok büyük
sorunlara” sebep olabilmektedir!. Özellikle sivrisinekler, bu kronik sorun konusunda başı çekmektedir.

European paper wasp - Polistes dominula

Uçan böcekler, açık ‘kapı ve pencerelerden‘ rahatlıkla girip, bizi evimizde rahatsız edebilirler!. Evin içine girerek rahatsızlığa sebep oldukları gibi çok kolay hareket ettiklerinden dolayı da, bu tür ‘haşerelerle‘ mücadele etmek, oldukça zordur!. Yeşil ve ormanlık alanlarda ‘böcekler‘ daha fazla olmakla beraber; ”üreme mevsimi” olan sıcak ‘yaz’ aylarında insanları oldukça zor ve rahatsız edici bir duruma sokmaktadırlar.

http://vgntr.com/wp-content/uploads/2015/10/vega-1-172.jpg

Yaz aylarında havaların çok sıcak geçmesi nedeniyle, sürekli açık bırakılan pencerelerden giren bu tip zararlı uçan böcekler, yaşam alanımızda tehdit oluşturmaktadırlar. Uçan böcekler kimi zaman evde bulunan açıkta kalan şekerli bir gıdaya veya kan kokusuna da gelebilir ve insanların korkuya kapılmasına neden olurlar.

Diptera - Flies

Ağustos Böceği

Cırcır böceği olarak da bilinen bu böcek türü, 120 desibele kadar tiz ses üretebilir. Isırığı, tehlikeli değildir. Cırcır böceği,gryllidae” ailesindendir. ”parlak siyah renkli, irice başlı, yuvarlak, uzun antenli ve kısa kanatlı” böcek türlerinin ortak adı, cırcır böceğidir.

Boyutları; yaklaşık olarak,2 cm. kadardır. Gündüzleri, kazmış oldukları çukurlarda, yalnız bir şekilde gizlenmektedirler!. Geceleri ise, sessizlikten faydalanıp, güzel sesleri ile ötmektedirler. Erkek cinsi cırcır böcekleri, ön kanatlarını birbirine sürttürerek, ince ve tiz bir ”ses’‘ çıkartırlar. Böylece dişi cırcır böceklerini, kendilerine doğru çekerler.

Ön bacaklarında bulunan bir uzantı, ”işitme organı” görevi görmektedir. Vücutlarının sonlarına doğru, arka kısımlarında; duyarlı tüylerle, iki adet ”boynuzumsu dikenleri” mevcuttur. Sıçrama hareketi, arka bacaklarıyla gerçekleşmektedir. Gerçi, her ne kadar sıçrarsa sıçrasınlar, asla bir çekirge kadar bir mesafeyi alamazlar. Genellikle çok kurak arazilerde yaşamlarını sürdürürler.

Bazen de; ”yamaçlarda, tarlaların kenarlarında ve geniş yeşil otluklarda” da rastlanabilir. Çalılıkların ve ağaçların üzerinde, sürüler halinde yaşayanları da mevcuttur. ”Ötmeleriyle” tanınan cırcır böcekleri, ilk çağlarda faydalı hayvanlar olarak bilinirlerdi. Uzak Doğu’da ve Avrupa’da küçük kafeslere konulup satılırdı. Aynı şey, hala Uzak Doğu’da devam etmektedir.

Cırcır böcekleri, çoğu zamanlarda ”bitkisel” olarak beslenseler de, bazenhayvansal besinleri” de, tüketebilirler. Bu böceklere, ilkbahardan haziran ayı sonuna kadar, rastlamak olasıdır. Hoş seslerini, ‘gecenin sessizliğinde’ duyabilirsiniz!. Dişi olan cırcır böcekleri, yumurtalarını toprağa bırakırlar.

Yumurtadan çıkan ‘larvaları’ ise, bir kışı geçirmektedirler. Kışın sonunda, ergin gibi görünseler de, kanatsızlardır. Ergin olana kadar, 8 veya 11 kez ”deri” değiştirmektedirler. Cırcır böcekleri, karın zarlarının titremesiyle beraber vızıltılı bir ses çıkarmaktadırlar. Çıkardıkları bu ses, çekirgelere çok benzese de, çekirgelerle herhangi bir akrabalıkları bulunmamaktadır. Halk arasında da, çekirgeyle  cok fazla karıştırılmaktadır.

Yaklaşık 2000 cırcır böceği türü vardır. Bir böcek türü için, bu sayı oldukça önemlidir. Bu böcekler, öterken aynı zamanda yemekte yiyebilirler. Çünkü, seslerini ağızdan çıkarmazlar. Toprak altındayken yaklaşık, ‘7 yıl‘ gibi uzun bir süre yaşayabilen bu böcekler; toprak altındayken kanatlanmazlar. Bu durum, aniden gerçekleşir ve ‘yeryüzüne‘ çıkarlar. Kanatlanıp, yeryüzüne çıkan bu böceklerin çoğu sonunda diğer böceklere yem olurlar.

Güve

Havada uçuşan  küçük yapılı canlı olan güveler, görünüş olarak kelebeğe’ çok fazla benzerler!. Güvelerin larvaları, iç alanlardaki; ”tahıl ambarları, kiler ve depo” gibi stokta bulunan ürünleri, kemirerek beslenirler!. Bu nedenle bu tip alanlarda, sıkça güvelere rastlanabilir. Tahıllara çok büyük zararlar verirler!.

Güvelerin boyu oldukça ufaktır. Genellikle 5 ila 10 mm. arasında boyutları vardır. Yapı olarak kelebeğe benzeyen güvelerin aslında kelebekten ayırt edici bir çok farkları vardır. Güvelerin kanatları, ”kelebeklere” göre daha soluk ve mat” renklidir ve üzeri de oldukça tüylüdür. Güve böceklerinin antenleri, kelebeklere göre daha kalındır ve üzeri tırtıklıdır.

Karasinek

Karasinekler (musca domestica), özellikle insanların bulunduğu yerlerde bulunan diğer sineklerin, neredeyse tamamına yakınını oluştururlar. Yani yaşadığımız bölgede karşımıza çıkan, her ”10 sinekten 9’u,” karasinektir!. ‘Sinek‘ denilince ilk akla gelen de, ”karasinekler” olmaktadır!. Dünya’nın herhangi bir yerinde rahatlıkla yaşam alanı bulabilmekte ve yine aynı tarz bir kolaylıkla da çoğalabilmektedir!..

Renkleri genel olarak; ”koyu gri ve siyah” olan ve uçan bir böcek türüdür. Karasinek, bütün uçan böcek türleri içinde, arka kanatlarının değişimiyle oluşmuş, ”denge organının” sayesinde, oldukça üstün ‘uçma kabiliyetine‘ sahip olan bir böcek türüdür.

Sinekler (musca domestica), ‘iki kanatlılar‘ takımında yer alırlar. Boyları yaklaşık olarak;0,5 cm. ile 0,8 cm.” arasında değişir. Çok irileri, ”1 cm.’ye” kadar ulaşabilirler. Günde ortalama, 3-4 kilometre kadar uçabilirler. Aşağı yukarı saniyede ”200 kez” kanat çırpabilirler.Yapılan çalışmalar neticesinde bir karasineğin ortalama ağırlığının, 0,014 gr.” olduğu saptanmıştır. Kara sineklerin yaşam süresi, ”15 ila 20 gün” arasında değişiklik gösterir.

Karasinekler günde ortalama olarak, ‘30-40 kez‘ dışkı bırakırlar. Akla gelen hemen herşeyle beslenebilirler!. Özellikle de, ”çöp yığınları” arasında çok dolaştıklarından,hastalığı bulaştırma” olasılıkları da çok fazladır!. Kara sinekler, antenleri ve kanatlarındaki duyuları sayesinde, yön ve tehlikeyi çok iyi hissederler. Havadaki tüm hareketliliği bu duyular sayesinde anında anlarlar. Sineklerin refleksi, insan refleksinin yaklaşık 10 katı kadardır.

Karasinekler, ”yumurtlama” ile çoğalırlar. Yumurtayı bıraktıktan 24 saat geçmeden larvalar çıkar. Birkaç evreden sonra da ”sinek” halini alırlar. Larvaların, ”sinek” olma süreleri yaklaşık olarak 7 gündür. Karasinekler her defasında, ortalama ”120 adet yumurta” bırakırlar. Ömürleri boyuncu ise yaklaşık olarak 500-1000 yumurta bırakabilirler.

İnsanlara bulaştırdıkları, çok önemli bazı ‘hastalıklar‘ ise şunlardır; ”tifo, kolera, dizanteri, menenjittir.” Ayrıca sıcak bölgelerde; ”amipli dizanteri ve atlarda görülen bir hastalık olan trahoma,” da karasinekler tarafından taşınmaktadır. Ek olarak insanların ve yiyeceklerin üzerinde ve çevresinde dolaşarak, ”psikolojik” yönden de rahatsızlık verirler!. Çevresinde çöplük ve gübrelik bulunan yerleşim yerlerinde, çevre sakinlerinin şikayetlerine yol açarlar.

BG2278 E0187 - Cylindromyia

Sivrisinek 

Sivrisinekgiller (culicidae); böcekler (insecta) sınıfının (diptera) yani iki kanatlılar takımına giren, bir böcek familyasıdır. Vücutları gibi; kanatları, bacakları da uzun, ince olduğundan “sivrisinek” adı verilmiştir. Dünyanın hemen her yanında yaşarlar. Oldukça geniş bir familyadır.

Pek çok sivrisinek çeşidi vardır. ”Sıtma sivrisineği, ev sivrisineği, çizgili sinek” en çok bilinen türleri arasındadır!. Sıtmayı taşıyan ”anofel” cinsi sivrisinekler öteki sivrisineklerden, yere kondukları zaman, vücutlarının yere ”eğik” olarak durmasından ayırt edilebilirler. Başka bir farkı da, bazı cinslerin kanatlarının üzerinin beneklerinin olmasıdır. Adi sivrisinekler, hem yere düz olarak konarlar, hem de kanatlarında benekler bulunmaz.

Ağızlarındaki hortumuyla, memelilerin (özellikle de insanların)derisini’ delebilirler!. Kurtçukları, her türlü su birikintilerinde yaşayarak gelişirler. Pullarla örtülü olan vücutlarının yarısı kadar hortumları vardır. Genellikle karanlık çöktükten sonra ortaya çıkarlar. Bazı türleri; ”sıtma, sarı humma, fil hastalığı” gibi, parazitsel hastalıkları yaydıkları için tehlikelidirler.

Sivrisinekler, ”virüslerle bulaşan” hastalıkları ise taşıyamazlar!. Örneğin AIDS‘i bulaştırma özellikleri kesinlikle yoktur!. Geceleri, insanları sokarak hem rahatsız eder, hem de, bazı cinsleri sıtma mikrobu taşıyarak, soktuğu insanlara bu hastalığı bulaştırırlar. Bundan dolayı çok zararlı bir sinektir. İnsanların ”ölümünden” en çok sorumlu olan canlı, sivrisinektir.

Helikopter Böceği

Yusufçuk böceği olarak da bilinen bu böcek türleri, özellikle yaz aylarında görülürler. Helikopter böcekleri, renkleri oldukça dikkat çekici ve ”uzun vücut yapılı,” gözleri birbirine oldukça yakın olan uçan bir böcek türüdür.

Helikopter böceklerinin en önemli özelliği, bulunduğu yerlerde tek olma isteği ve bu nedenle de çevrelerindeki diğer böcekleri uzaklaştırmalarıdır. Bu böcekler renkli kanatları ve oldukça narin olan yapıları sayesinde pek çok böcekten daha çok sevilmektedir.

Halk arasında bu böceğe Yusuf Peygamber’in eşsiz güzelliğinden dolayı ”yusufçuk” adı verilmiştir. Özellikle yaz aylarında, sulak olan alanlarda sıkça görülürler.

Ateş Böceği 

Kınkanatlıların; ”lampyridea” yani, ”ateş böceği” familyasınadandır. Bu böcekleri diğer tüm böceklerden ayıran en bariz özelliği, yaz geceleri ışık yaymalarıdır. Bu yüzdendir ki, onlara; ateş böceği ismi verilmiştir. Ateş böcekleri; ”nemli ve ılıman” ortamları sever ve yaşarlar.

Genellikle su kenarları ve göl kenarları gibi yerlerde bulunurlar. Yaklaşık 1900-2000 kadar türünün olduğu söylenir!. Bazen, daha uzun süreli ışık yayabilen, ”kandil böcekleri” ile karıştırılsa da, ateş böcekleri; daha kısa süreli ama ”daha hızlı” periyotlar şeklinde bir ışık saçarlar. Bu böceklerin erkekleri; ”kanatlı ve iri gözlü” olup, dişilerinin kanatları yoktur ve daha ufak gözlüdür.

Bu böceklerin, ışıklarını yakıp söndürme süreleri; erkeklerle, dişilerin ayırt edilmesinde en önemli faktördür!. Eş bulabilmek, haberleşmek veya düşmanlarından korunmak için bu ışıklarını kullanan ateş böceklerinin türlerine göre de; ışıklarını yakma ve söndürme süreleri farklıdır.

Lampyridae? 01 - Ellychnia

Ayrıca, erkeklerin, dişi ile buluşmasını sağlayan ”işaret sistemi” diğer ışık yayan böceklerinden ayıran en bariz özellikleridir. Işık saçmalarındaki hız, dişilerin erkeğe yanıt verebilmelerindeki en büyük etkendir. Ayrıca da özel anlamları vardır. Erkekler genellikle uçabildikleri için havada, dişileri ise uçma yetileri olmadığı için otların veya yaprakların arasında bulunurlar.

Bu böceklerin, adı olsa da ”ateşle” alakaları asla yoktur!. Çıkardıkları ışık, bilimsel ismi ile söylenmesi gerekirse de ”soğuk ışık” denilen ve ”kimyasal yollarla” elde edilen, ayrıca hala daha bilimin çözemediği bir reaksiyonla açığa çıkan ışık türüdür. Bu çıkardıkları ışık, gözle görülebilen ışık tayfında sarı ve yeşil renktedir.

Bilim insanları, çok uzun yıllardır, ateş böceklerinin bu ışığı nasıl elde ettiklerini bulmak ve bunu da insanlığın hizmetine sunmak adına; ”yapay ve sonsuz ışık elde edebilmek için, hala çalışmalarını sürdürmektedirler!.

Yakın zamana kadar ”ısıl kayıp” olmadan asla ”ışık” elde edilemeyeceğine inanan bilim insanları, ”doğa harikası” bu böceğin çıkardığı ışıkla, verilen enerjinin %100’üne yakın kısmının tamamını, ışığa dönüştürmesini ve ısıl kaybının da hiç olmamasını, anlamaya ve çözmeye çalışmaktadır!..

lampyrid larva - Ellychnia

Uğur böceği

Çiftçiler, sebzelerinizararlı haşerelerden kurtaran bu böceklerin, şans getirdiklerine inandıkları için onlara ”uğur böceği” demişlerdir. Bir başka inanışa göre ise; halk arasında ”yedi” sayısının uğurlu” olarak görülmesi nedeniyle bu şekilde isimlendirilmiştir. Bu da uğur böceklerinin üzerinde yedi adet benek bulunmasından kaynaklanmaktadır. Uğur böceklerinin en sevdikleri yemek yaprak bitleridir.

Bir uğur böceği, gün içinde50 ile 100 arasında biti, yiyebilmektedir!. Bu nedenle uğur böcekleri yeşilliklerin bol olduğu; bahçelerde, ormanda veya çimenlerle kaplı parklarda dolaşmayı oldukça severler. Yaklaşık olarak 5 ile 8 mm. uzunluğunda olan uğur böceklerinin bazılarının boyutları, bazen1 cm.‘ye” kadar uzayabilmektedir.

Vücut yapıları,yarım küre şeklinde olup, ön kanatlarında; siyah minik benekler bulunmaktadır. Bazı türlerinde; ”2, bazılarında 7, bazılarında ise 50’den fazla benek bulunabilir. Kanatlarının rengi; kırmızı, gri, turuncu, sarı ve siyah renklerde olabilmektedirler. Baş kısmı, ön kanatlarına bitişik olan uğur böceklerinin; oldukça kısa yapılı anten ”duyargaları” ve 6 adet de kısa bacakları bulunmaktadır.

lady beetle - Hippodamia tredecimpunctata

Herhangi bir tehlikeyi hissettikleri zaman, eğer uçamayacak durumdalarsa hemen ”ters dönerek,” bacaklarını hafifçe içeri çekerler ve bacaklarından ”sarı renkli bir sıvı” salgılamaya başlarlar!. Bu, düşmanlarını püskürtecek nitelikte, oldukça kötü bir kokudur. Kırmızı renkte olan, bu oldukça etkili kokunun karşısında düşmanları dayanamayıp kaçarlar.

Dişi, uğur böcekleri ilkbaharda ‘400 adet yumurta‘ yapmaktadır. Yumurta bırakılan mekanın, özellikle; çiçek yapraklarıyla dolu, yeşil bir yer olması, onlar için oldukça önemlidir. ‘Yumurtalarından‘ çıkan, tırtıl” şeklindeki yavru uğur böcekleri, oldukça ”aç ve obur” oldukları için yuvalarındaki yapraklarla beslenmektedirler.

Yumurtalarından çıkan larvalar, öncelikle; ”büyümek ve güçlenmek” için beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Büyüdükçe de, sık sık deri” değiştirirler. Bu evreden sonra belli bir müddet,bekleme ve gelişim” evresine giren uğur böcekleri, bu arada büyümeye devam ederler. Yaklaşık olarak bir haftalık beklemenin ardından,uğur böceği derisinin içerisinden çıkarak, ”şeffaf renkte” bir hale bürünür.

Gelişmiş, kırmızı ve iri siyah benekli bir uğur böceği olması için yaklaşık, ”30 veya 60 gün” geçmesi gerekmektedir!. Uğur böcekleri, çok uzun yıllar yaşayabilme özelliğine sahiptirler. Yaz aylarındaki gibi rahat uçamadıkları için soğuk kış günlerini geçirebilecekleri yerler olan; ağaç oyuklarını ve içi boş yuvaları sahiplenirler.

Kimi zamanlar ise, gruplar halinde ‘pencere boşluklarına‘ doluşarak, kışın soğuk sürecinin geçmesini beklerler. Dünya’da, 3000’den fazla uğur böceği türü bulunmaktadır. Her birinin rengi ve büyüklüğü” çok farklıdır. Kimi söylentiler, uğur böceği beneklerinin yaşlarını gösterdiği şeklindedir. Oysa bu benekler, uğur böceğinin hangi türe ait olduğunu bildirmektedir.

Kelebek 

Kelebekler; ”renkli ve pullu kanatlarıyla güzel görünümleri olan, uçabilen böceklerdir. Dünya’da, ”20.000 kelebek ve 150.000 güve” türünün olduğu bilinmektedir. Türkiye’de ise; ”360 civarında kelebek, 4000 civarında güve” türü olduğu tespit edilmiştir.

Oregon Swallowtail? - Papilio

Kelebekler ve güveler, kanatları pullu olan tek böcek türüdür. Kelebekler çiçekten çiçeğe konarak çiçek tozlarını taşıyıp, tozlaşmayı sağlarlar. Doğada besin zincirinin önemi bir halkası olan kelebekler ayrıca; diğer böceklere, kuşlara, farelere, kurbağalara, kertenkelelere yem olurlar.

Bütün böceklerde olduğu gibi kelebeklerin de; ”altı eklemli bacağı, bir çift anteni” vardır. Bileşik gözleri, dış kabukları ve üç bölümden oluşan vücudu (baş, göğüs, karın) ile omurgasız hayvanlar grubundandır.. Tüm böcekler gibi; 6 eklemli bacakları, 3 kısımdan oluşan vücut bölümleri, bir çift anteni, petek gözleri ve dış iskeletleri vardır. Kelebeğin vücudu; küçük, duyusal (sensörlü) kıllarla kaplıdır.

Kelebeğin 4 kanadı ve 6 eklemli bacağı, göğüs kısmına bağlıdır.3 bölümden oluşan vücut parçaları sırasıyla baş, gövde/göğüs ve karındır. Karın kısmı, ‘kuyruk‘ kısmını da içerir. Kelebekler, Dünya’nın her yerinde, bütün iklim koşullarında yaşayabilirler. Vücudunun göğüs kısmı; kanatları ve bacakları hareket ettirebilecek ”kaslardan” oluşmuştur. Göğüs kısmındaki damarlar, kanatları kanla besler.

Kelebekler, vücut sıcaklıkları düşük olduğunda uçamazlar. Uçabilmek için vücut ısılarının, ”28 °C” altına düşmemesi gerekmektedir. Serin havalarda kanatlarını güneşe doğru çevirerek güneşlenir ve ısınırılar!. Kelebeklerin yaşlandıkça; ”kanatlarının rengi solar, bakımsızlaşır ve kenarları yırtılır. Kelebeklerin, cinslerine göre farklı uçma hızları vardır. En hızlıları, saatte 50 km’ye yakın bir hızla uçabilir!.

Farmapest Haşere ve Kemirgen Kontrol Hizmetleri, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı ve izinli, belge ve ilaçlarıyla, sizlere her türlü haşere ve kemirgen sorunu çözümünde çeşitli alternatifler sunabilecek, bilgi ve tecrübeye sahip olan uzman kadrosuyla hizmetinizdedir.

İletişim Bilgileri

Avrupa Yakası

Seyrantepe Mah. Gülendam Sok. No:14/A 4.Levent / Kağıthane / İST.

Anadolu Yakası

Çınar Mah. Mustafa Kemal Atatürk Cad. Canlı Sok. Gülbağ Pasajı No: 6/13 Küçükyalı / Maltepe / İST.

Tel : (0542) 473 10 89 – (0212) 279 87 98

www.farmapest.com  Mail Adresi: farmapest@gmail.com

Leave a Reply