ÖRÜMCEK İLAÇLAMA NEDİR? (FARMAPEST BÖCEK İLAÇLAMA SERVİSİ)

KİMLİK BİLGİSİ

Örümcek; ”böceklerin, eklembacaklılar şubesinin, ”örümceğimsigiller” (Arachnida) sınıfından ve örümcekler (Araneae) takımından” türlerine verilen genel addır. Örümcekler, Dünya’nın ”her bir tarafında” yaşarlar. ”112 familyada ve 3879 cinste toplanan, 43.244 adet” türünün olduğu da bilinmektedir!. Avrupa’da, ”yabancı türleri” hariç,”4491 yerli örümcek” türü bulunur ve bunların ”2041” tanesi, endemiktir.

GENEL ÖZELLİKLERİ

Örümceklerin boyutları, ”1 ila 35 cm.” arasında değişebilir. ”Böceklerin” çoğunluğu ”kanatlı” olduğu halde, örümceklerde kanat organı bulunmaz. Örümceklerin, ”baş ile göğüs” kısmı kaynaşmış olup,“sefalotoraks” adını alır. Birçok ”örümcek” türlerinin, ”baş” kısımlarında; ”3 veya 4 çift, osel (basit) göz” bulunur. ”Göz dizilişi, örümcekleri ”ayırmada” çok önemli bir özelliktir.

”Karın” kısmı, göğüslerine; ”çok ince bir bel (pedisel)” ile bağlanmıştır. Aynı büyüklükteki, başka bir canlının beli, hiç bu kadar ”ince” değildir!.. Bu ”incecik belin” içerisinden; ”sindirim borusu, kan damarları, nefes borusu ve sinir sistemleri” geçer!.. ”Yuvarlak” bir şekilde olan, ”karın” kısmı; ”çok yumuşak ve esnek olup, alt kısmında; ”solunum deliği, ağ üretim bezi, anüs ve cinsiyet organları” yer alır.

Örümceklerdeki ”trakealar (solunum boruları), ”akreplerde de olduğu gibi, karnının altında ve ”kitap akciğerleri” tipindedir!. ”Kitap yaprağı” şeklindeki deri kıvrımlarından dolayı, ”solunum organları” bu adı alır. ”İki veya dört adet kitap akciğerleri” vardır. Eğer, örümceğin akciğeri ”iki adet” ise, bu eksiklik, ”ek solunum boruları” ile tamamlanır. Bütün örümceklerde de, diğer tüm ”eklembacaklılarda” olduğu gibi, ”açık bir dolaşım sistemi” bulunur. Yani, ”kılcal damarları” yoktur!.

Diğer tüm ”böcek” türlerinin, ”6 adet bacağı” olmasına karşı, örümcekler de ”8 adet bacak” bulunur. Uçları, ”tarak” gibi olan; ”dişli, iki çengelle” sonlanır. Örümcek, bu çengellerin sayesinde, ”ağının üzerinde” rahatlıkla dolaşır. Bazı türleri; ”ileriye, geriye ve yanlara” doğru yürüyebilir. Birçok ”böcek” türünde görüldüğü üzere; ”uzuvlarından herhangi birisi kopsa bile, yerine çok kısa bir süre içerisinde hemen yenisi çıkar!.

”Antenleri” olmasa da, ağız önündeki ”pedipalpler” bu görevi üstlenirler. ”Dış görünüşleri” tıpkı bir ”bacağa” benzediğinden, bu organlara ”duyu bacakları” da denilir. Üzerleri, ”duyu algılayan tüylerle” kaplıdır ve bu şekilde; ”dokunma, tat alma ve çevreyi koklayarak araştırma” gibi bazı görevleri yaparlar. ”Pedipalpler,” aynı zamanda da ”üreme organı” gibi bir ”işlev” görürler. Örümcekler, ”zehir bezi” de taşırlar!. ”Ağızlarının” hemen önünde bulunan, ”his ayaklarının” çok yakınında, ”iki adet zehir çengeli” de yer alır.

Zehir taşıyan, bu kıskaç benzeri organlarıyla avlarını sokarak, felç ederler. Genellikle, diğer ”zehir üreten” tüm canlı türlerinde olduğu gibi türleri ne kadar ”küçük” ise; ”zehir etki oranları” da o kadar artabilir!.. Türkiye’de ”zehirli türlerine” pek rastlanmamıştır. Özellikle, ”çok büyük” türlerinde bulunan, ”uzun kılları” can yakar!. Yaşam süreleri, yaklaşık olarak, ”2-3 yıl” kadardır. Evlerimizde, ”evcil hayvan” olarak beslenenler, biraz daha fazla yaşayabilir!..

ÜREME

Örümcekler, ”ayrı eşeyli” olarak ”üreyebilen” canlılardandır. ”Dişileri,” erkeklerinden çok daha ”iridir.” Bazı türlerde ”erkekleri” de”ağ” örerler. Örümceklerde; ”toplu olarak, bir arada yaşama ve ”aile hayatı” yoktur!.” Ama, bazı türlerinin, ”birkaç birey” olarak ”yaşadıkları” da görülmüştür. Erkekörümceklerden çok daha iri olan dişiler, çiftleşme sonrası eğer çok ‘hızlı’ hareket edip, oradan uzaklaşamazlarsa, ”erkek örümceği” yerler!..

Örümceklerdeki en ”ilgi çekici” özelliklerden biri, ”erkek” örümceklerin ”duyu” bacaklarının, ”eşleşme organı” olarak görev yapmalarıdır. ”Erkek örümcekler,” öncelikle bir ”sperma ağı” örerek, üzerine ”bir damlacık” ”spermatozoon sıvısı” bırakırlar. Sonra da ”ters” dönerek, bu sıvıyı tıpkı, ”şırıngaya çeker” gibi, ”pedipalplerinin, şişkin kısmına” hızlı bir şekilde doldururlar!. Bundan sonra da, ”dişileri” aramaya çıkarlar. Örümceklerin ”çiftleşmesinde” erkek örümcek, hep ”ölümle” karşı karşıyadır!.

”Çiftleşme” anlarında ”erkek örümcekler,” yaptıkları çok çeşitli, ”ilginç hareketlerle,” dişilerin ”açlığını” unutturmaya çalışırlar!. ‘Sıçramalarla‘ yaptığı bu hareketlere, ”örümceklerin aşk dansı” denir!. Erkek örümcek, dişi örümceğe ”açlığını unutturabilmek” için ”dans ederken,” mümkün olduğu kadar da ondan, ”uzakta durmaya” dikkat eder!.. Çünkü, bir anda ”yakalanma tehlikesi” vardır!. Bazıları, ‘çiftleşme’ öncesi dişi örümceğe bir böcek ”ikram” ederek, onun açlığını giderirler!.

Bir ”tehlike” kalmadığını anlayınca da dişiye yaklaşır!. Açlığını hatırlayan dişi, onu yemeyi düşündüğü için erkek, çiftleşmeden sonra hemen kaçar!. Genellikle, erkek örümcekler; ”dişileri aramaktan, sevgi dansından ve çiftleşmekten” yoruldukları için de çok ”güçsüz” bir halde kalır ve dişiler tarafından ”çiftleşme sonrası, en yakın protein kaynağı” olarak görülür!. ”Erkek örümcek” kaçmaya, fırsat dahi bulamadan, ”dişi örümceğe” yem olur!..

Dişi örümcekler yumurtalarını, ”ağ ipiyle” yaptıkları ”kokon” adı verilen ”kozacıklara” bırakırlar. Bir kozada bazen, ”yüzlerce yumurta” olabilir!. Dişi örümcekler, sonbaharda ”sarımsı beyaz” renkli olan ve ”kokon” adı verilen, ipek bir koza içine bıraktıkları yumurtalarına karşı çok ”şefkatli” olmasına rağmen, çoğu kez dişilerin; yumurta veya yavruları yedikleri de olur!. Bu durum ise, yumurtalarının ”döllenmemiş” olduğunu gösterebilir. Genellikle yaz sonunda ”döllenen” yumurtalar, ilkbaharda ”yavru” verir. Döllenmiş yumurtalardan, ”20-60 gün” içerisinde yavrular çıkar.

Oldukça yumuşak ve çok küçük olan, bu yumurtalarla dolu kozayı; ”bir dala, taş altına, duvar yarığına, ağaç kovuğuna veya çalılıklar arasına” yani, ”güvenliği” olan bir yere yapıştırır. ”Kokon kese” arada sırada ”dişi örümcek” tarafından çevrilerek, en ”alttaki” yavrularında, ”hava alması” sağlanır. Genellikle ‘yazın‘ sonlarında ”döllenen yumurtalar,” ilkbaharda ”yavru” verirler. Yazın başlarında ‘döllenen‘ yumurtalardan, ”20-60 gün” içerisinde ”erginlerie” çok benzeyen ”yavrular” çıkar.

Yavru örümcekler” genellikle, doğduktan birkaç gün sonra, yeni bir ağ kurup, kendi kendilerine beslenirler. Bazı örümcek türleri, yumurtadan çıkan ”yavruları,” tıpkı ”akrepler” gibi belli bir süre boyunca,”sırtında” taşırlar!. Çoğu türlerde yavruları, erişkin oldukları zaman, ”babaları” da çoktan ”ölmüş” olur. Zira, ”erkek” örümcekler ”erişkin” olduktan sonra, sadece birkaç yıl gibi ”çok kısa bir süre” daha yaşarlar. Dişilerin, yaşam süreleri ise ”biraz daha” fazladır!..

BESLENME

Örümcekler, oldukça ”yırtıcı ve aç gözlü” canlılardır. Birbirlerine sürekli ”saldırmaktan” asla çekinmezler!. Örümcekler, ”etçil” olarak ”beslenen” yaratıklardır. ”Avları” da çok çeşitlidir. Çeşitli ”böcek” türleriyle, özellikle de; ‘hastalık taşıyıcı” özellikleri olan, ‘sinek’ çeşitleriyle beslendikleri için de ”faydalı” bile sayılırlar!. Bazı ”tropikal” türleri; ”amfibyum, sürüngen, küçük kuş ve memeli” gibi ”omurgalıları” bile avlayabilirler!. ”Örümcek türlerinin” hepsi, avlarını yakalamak için ”ağ tuzakları” kurmazlar.

Çok büyük boyutlu olan bazı türler, avlarını; ”kovalayarak veya üzerine sıçrayarak” yakalarlar!. Suyun içerisinde; ”su böceği, kurbağa ve balık” gibi canlıları ‘avlayanları‘ bile vardır!.. Yakaladıkları avlarını, önlerindeki ”kıskaç organından” bırakılan,”zehir salgısı” ile ‘felce’ uğratırlar. Sonra da ısırarak, avlarının iç organlarına, ”eritici enzimleri” içeren ”tükürük salgısını” boşaltırlar!. Çok kısa bir sürenin içinde de, avının ”iç organları” eriyerek, ”sıvı’ besin’ haline gelir.

Örümcek, emici midesini bir ”pompa” gibi kullanarak, bu sıvıyı emer. Avı, çok kısa bir sürede ”içi boşalmış bir kabuğa” dönüşür!..Örümcek, bu ”boş kabuğu” ya, olduğu yere bırakır veya başka bir yere atar. Örümceklerin, ”yemek borusu” oldukça ”dar” olduğundan, bu şekilde ”beslenebilirler.” Güney Amerika’da yaşayan, bacakları hariç, yaklaşık olarak 10 cm. civarı boyutlarda olan ve ”toprak altı” inlerde barınan, bazı türleri ise; ”tavşan ve tavukların” içlerini boşaltabilecek güçtedir!. Fakat ”ağız” parçaları, bir ”sineği” bile parçalayacak şekilde değildir!.

Ağzının önünde bulunan zehir çengelleri, avı delmeye ve ”zehir sıvısını akıtmaya” yarar. En uçtaki ”iğneli” olan kısımları, tıpkı bir ”şırınga” gibi, ‘‘iki adet, yan delikle” sonlanır. ”İğne deliği” böyle ‘enjektör” gibi olunca, ”tıkanma tehlikesi” de önlenir. İğne, ava girince; zehir, bu delikten sızar. Örümcekler, ”iki kıskacı” da kullanırlar. ‘Isırdıkları‘ zaman, yan yana iki deliğin olması işte, bu yüzdendir!. Kıskaçlar, aynı zamanda; delik açma ve küçük cisimleri taşıma işlerine de yarar.

YAŞAM ALANLARI

Dünya’nın ”Antartika kıtası” hariç, hemen hemen her tarafında bulunan ”kara” hayvanlarıdır. Ancak birkaç cinsi, ”su” üzerinde bulunabilir. Bazı, özellikle de ”tarantula” gibi, ”oldukça büyük ve az zararlı” türler, ”hobi amaçlı” olarak, camdan yapılan ve ”teraryum” adı verilen, ”akvaryuma” benzeyen, ”özel kafeslerde” beslenmektedir!. Tür çeşitliliğinin büyük bir çoğunluğu, ”tropikal ve ılık iklimi” olan yerlerde görülür.

Örümcekler, Dünya’nın birçok bölgesindeki ”iklim koşullarına” oldukça güzel ”uyum” sağlayarak, ”çok geniş alanlarda” yaşayabilen, bir ”böcek türü” halini almıştır. Öyle ki, birçok ‘örümcek’ türüne; ”Everest dağının zirvesine, kanyonların derin çukurlarına, akarsu veya göl kıyılarına” kadar, değişik ”yaşam ortamlarında” rastlamak mümkündür. Ülkemizde, ”sarıkız” denilen iri bir türü, güneydoğu illerimizde sıklıkla görülse de, diğer ”zehirli türlerine” rastlanmamıştır.

Ev örümceği denilen birkaç türü, ‘yaşam alanlarını‘ mesken tutmuşlardır. Özellikle ”nemli ve karanlık, aynı zamanda da terk edilmiş ve gözlerden uzak” olan alanlar, örümceklere”en sık” rastlanılan yerlerdir!. ”Bodrum katları, garaj, çatı aralıkları, depolar, kapalı tutulan yazlık evler, kiler, mutfakların kapalı bölümleri, hayvan barınakları, ot ve odun yığınları’ gibi birçok alana ağlarını örerek,”yuvalarını” yapabilirler.

ÖRÜMCEK AĞININ ÖZELLİKLERİ

Yakın çevremizde sıklıkla karşılaştığımız örümcek ağı, aslında bir ”sanat” harikasıdır. Yapılış amacı, ”avlanmak” olan , aslında bir ‘tuzaktır!.‘ Her örümcek türü ”ağ” yapmaz. Ancak bütün örümcekler,tellerinden kendi yumurtalarının etrafını saran,”ipek kozalar” üretirler. Bazı türleri, bu ipliğini; ”yaprakları yapıştırma, yuvalarının içini döşemede ve açtıkları çukurun çevresini kapatmakta” kullanırlar. Yani, bu ”salgı maddesi,” bir çeşit ”yalıtım malzemesi” olarak kullanılır.

Karınlarının alt kısmında üç çift, ”ağ üretim” organı bulunur. Her birinin dışarıya ayrı bir çıkışı vardır. Bu organlarda bulunan bezlerden üretilen; ”yapışkan ve sıvı” kıvamındaki, ”ipliğin” hammaddesi, ”havayla” temas edince, hemen sertleşir!.. Her organında, 100 kadar, çok ince ve küçük kanalcıklar” bulunur. Bu ”ince kanallardan” sızan ”ipek” iplikçikler, bir araya gelerek, ”bükülürler” ve tıpkı ”çelik kablolar” gibi, ”tek bir iplik” durumuna gelirler!.

İpleri, son derece ”esnek ve yapışkan” bir halde olur!. Öyle ki; bir sinek, ne kadar ”sert” çarpsa da, kolay kolay kopmazlar!. ‘Ağını’ yapmak isteyen örümcek; ağ organlarını, bacaklarının yardımıyla tıpkı bir ”ineği” sağmak için ”memesini” sıkıştırır gibi sıkıca bastırıp, ”ağ hammaddesinin” akışını başlatır!.. Örümcekler, iplik deliklerinden çıkan ”tellerin” hepsini toplayıp ”tek bir tel” halinde kullandıkları gibi, bunlardan; ”başka işleri” için ayrı ayrı ”ince teller” de yaparlar.

Örümcekler, bir yere taktığı ağ telini, kendilerini ”güvenli” olan bir yere ulaştırana kadar uzatabilir. Genç örümcekler, bu ‘ağ tellerinin’ sayesinde, ”çok uzun mesafelere” uçabilirler. Bunun için de; ”telin bir ucunu, sabit olan bir yere bağlayarak, kendilerini hava akımlarına bırakırlar!.” Bu şekilde, yerlerinden ”havalanan” örümcekler; ”karada 5 km, denizde ise yüzlerce km.” uzaklara oldukça kolay bir şekilde gidebilirler.

”Okyanuslarda” bulunan ”ıssız adalarda” yaşayan örümcek türleri, hep böyle ”hava yoluyla” gelmişlerdir!. Sonbaharda sık rastlanan ”ağ telleri” de, ”uçan genç örümceklerden” kalmıştır. yapacak olan bir örümcek, öncelikle ”yüksek” bir yere tırmanır ve ”ağın ucunu” bulunduğu bölüme yapıştırarak, ”ipek ipliğinin” yardımıyla, ‘aşağıya’ doğru süzülür. Gözüne kestirdiği bir ”dal parçasına” ulaşarak, bağlantıyı” sağlar. Sonra, o iplik üzerinde gidip, gelerek ağını kalınlaştırır.

Daha sonra, ”vücudundan” çıkmakta olan ipliğin bir ucunu da, ilk yapılan ipliğe tutturarak, kendisini ”boşluğa” salıverir. Ağa bağlı halde bir yerlere varınca da o ucu, vardığı yere yapıştırır. Bu yolla, birkaç gidiş gelişte ”ağın kaba iskeleti” meydana gelir. Bundan sonra bu yapılan iskeletin, merkezi çevresinde ”dairesel halkalar” yaparak, ağ örmeyi tamamlar. Ağ örümü çoğunlukla gece olur. Bir ağın örülmesi, en fazla ”60 dakika” kadar sürer.

Ağın tam ortasında, ”spiral ve yapışkan” olan bir ”bölüm” bulunur. Diğer iplikçikleri ise ”kurudur.” Bir böcek, ‘ağına’ konduğunda hemen yapışır!. Kurtulabilmek için çırpındıkça, daha da dolanır. ”İkaz iplikçiği” ile avının yakalandığını anlayan örümcek, gelerek avını zehirler!.. İkaz ipliğinin bir ucu ”ağa” bağlıyken, diğer ucu ”daima” kendisinde olur!. Ağları genellikle yere, ”dik” bir şekildedir. Bu şekilde, ”uçan” böceklerin, ağlarına çarpma ihtimalleri de en yükseğe çıkar!..

Her örümcek türünün, kendisine has ”ağ örme tarzları” vardır. Ancak en dikkat çeken nokta, ağlardaki, ”geometrik inceliğin” her zaman varlığıdır. ”Ağ örme” işi, örümceklerin ”doğuştan” kazandıkları özel bir yetenektir. ”Yeni ergin” olan bir örümcek, daha önce ağı hiç görmemiş ve ‘örmemiş‘ olmasına rağmen, ”büyüklerin” yaptığına benzer türden ağları, rahatlıkla örebilirler!. Bu yetenek onlara, dünya varolunca verilmiş olan, üstün bir ayrıcalıktır!..

Bazı örümcek türleri, ”düşmanlarından korunabilmek” için, çok ”çeşitli hilelere” başvururlar!.. Mesela; ”Güneydoğu Asya’da” bir örümcek türü, yaptığı ”büyük ve dairesel” ağının ortasında durur. Bu duruş, ”örümcek yiyen kuşlar” için çok kolay bir hedeftir!.. İşte bu yüzden de, bu örümcek, düşmanlarını yanıltmak için birkaç adet, ”sahte ağ merkezi” daha üretir!. Ayrıca, ”çok daha inandırıcı” olması için de; ”yediği avın kalıntılarını’‘ ağların merkezine takar!..

Yani, bir anlamda ”maket örümcekler” kullanır. Başka bir örümcek çeşidi de; ”diken ve ağaç” kabuklarından, ”maket örümcekler” yapar!. Birtakım örümcek türleri, kendilerini düşmanlarının ”görüş” mesafesinden uzakta tutabilmek için, tıpkı bir ”bukalemun” gibi ”vücut rengini” kullanır. Ama ”renkleri” sabittir ve değiştiremezler!. Bu şekilde ”kamufle” olmak, yaşam savaşını kazanma adına, oldukça başarılı sonuçlar elde etmelerini sağlar!..

Örümcek ağlarının ipleri, ”ipekten” olur. Bu iplikler; aynı çaptaki ”çelik telden” daha sağlamdır. Örümceğin ipeği, ipekböceğinin ipeğinden daha ince ve daha dayanıklıdır. Üstelik bildiğimiz ipekten dahagüzeldir. Ancak yapılan ”araştırmalar” göstermiştir ki,”örümcek ipeği” tellerinden, ”ince ipek” elde etmenin hiç imkanı yoktur. Daha doğrusu, çok daha ”pahalıya” mal olmaktadır. Bunun başlıca sebebi; aynı yerde bulunan örümceklerin, birbirlerine saldırıp yemeleridir!.”

Bazı örümcek türlerinde ”erkekleri de yaparlar. Ağ kurmayan türdeki ”avcı örümcekler,” arkasında ”ağdan” oluşan bir iz bırakarak, ”rüzgarla sürüklenmekten” korunurlar. Erkekler,”dişileri” bulmak için bu izlerden faydalanırlar. Avcı olan yani; ‘bir örmeden, avına saldırıp onu zehiriyle etkisiz hale getirdikten sonrada yiyen, örümceklerin en çok bilinen türleri; ”tarantula ve goliath kuş avlayan örümcek” olarak sayılabilir. Bu türler; ”küçük kuş, balık, fare” gibi canlıları avlarlar!.

ÖRÜMCEK KORKUSU VE ÖRÜMCEKLERLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ

Elbette ki, örümceklerden ”korkmak” son derece doğaldır!. Öyle ki; ‘‘sekiz bacaklı vücutları, onlarca irili ufaklı gözleri, zehirli türlerin varlığından haberdar olmamız, dişlerinin cildinize saplanabileceği düşüncesi” oldukça rahatsız edicidir!. Bu canlılara karşı gelişebilen ”psikolojik rahatsızlığın” bilimsel adı ise; ”Araknafobi’dir.” Tüm bu ”korku çarkının” tam aksine; bu ”büyüleyici” canlılarla, dost olan ve tüm yaşamını, onları araştırmaya adayan insanlar da vardır!..

Gün içindeki bütün ”sorunları” çözüme kavuşturup, dinlenebilmek üzere evinize geldiniz. Tam da dinlenmek istediğiniz o anda, karşınıza son derece tedirgin edici görüntüsüyle iri bir örümcek çıktı!. ‘İkna’ olmanız zor olacak biliyoruz ancak, bilim insanları evinizin içerisindeki örümceği” kesinlikle ”öldürmemeniz” gerektiğini söylüyorlar!. Biz insanlar, evimizi ‘dış dünya’ ile ”izole” olmuş bir şekilde inşa etmeyi çok severiz!..Evimizin etrafındaki, kalın ”çit ve duvarlar” bunun ispatıdır!..

Ayrıca,”yaşadığımız” alanlara; ”sinek, kakalak, fare” gibi haşerelerin de girmesinden asla ”hoşnut” olmayız!. Evimizeizinsiz giren” pek çok türün arasında ”örümcekler”de bulunur. Hatta örümcekler, evlerimizde ”diğer tehditlerinden” kurtuldukları için ”çok daha rahat” bir şekilde ”ürer”de!. Eğer evinizde örümcek varsa, ”besin kaynağı” da bulabiliyor demektir. Bu, maalesef evinizde diğer ”zararlı haşerelerin” de ”bolca olduğu” anlamını taşımaktadır!..

”Bilim insanları, yaptıkları bir çalışmada, ziyaret ettikleri tüm evlerde örümcek türlerinden bulmayı başardılar. Karşılaştıkları en yaygın tür ise ”dünyanın en yaygın örümcek” türlerine sahip, ”Theridiidae” familyası üyeleriydi. Bu örümcekler,”pamuksu ve düzensiz” ağlarıyla bilinirler. Bir diğer ”yaygın olan” örümcek türü ise, bizlerin;”uzun, ince bacakları” ile tanıdığımız ”Pholcidae” türündeki örümceklerdi.

Her ‘iki örümcek’ türü de, ağlarını belirli bir yere örüp, gezintiye çıktıktan sonra, acıktıklarında tekrar ”ağlarına” dönerler. Evlerimizde bulunan ve ”hastalık taşımaları” ihtimal dahilinde olan, hemen hemen her ”haşere türü” onların hedefleri olur!. Özellikle de; ”sivrisinek ve karasinek” gibi uçan türler, en çok avlayıp, tükettikleri böcekler arasındadır. Hatta bazen kendi türlerinin bölgedeki sayısı fazlaca artarsa, onları da yiyebilirler!.

Örümcek türleri, aslında insanlardan ‘uzakta durmayı’ tercih ederler. Bir bakıma onların bize sağladıkları ”faydayı” da düşününce, aslında bizlerin, ”çok daha tehlikeli” bir türden olduğumuzu kolayca anlayabiliriz!.. Hatta yapılan araştırmalara göre; evlerde yaşayan söz konusu türlerin insanları ısırdıkları hiç gözlemlenmemiştir!. Ayrıca, ”karadul’‘ olarak bilinen vahşi türlerinin bile, ‘insanları ısırma‘ olaylarına son derece nadir rastlanır ki; onlar zaten yaşamak için ev ortamını tercih etmezler.

ÖRÜMCEK TÜRLERİ

Örümceklerin, tüm Dünya üzerinde yaşayan, yaklaşık olarak, 30.000 adet kadar türü mevcuttur.

Karadul Örümceği

Karadul örümceği (Latrodectus mactans); ”Theridiidae” familyasından, sanki ”zeytin tanesi” gibi ”siyah ve parlak” renkli, bir örümcek türüdür. Karın bölgelerinde, ”tepeleri birleşik halde, iki adet üçgene benzeyen” veya ”kum saatini” de anımsatan, ”kırmızı renkli” bir ”işareti” bulunur. Genellikle ”karanlık yerlerde ve tavan aralarında” yaşarlar. ‘Sekiz’ adet ‘gözleri‘ vardır. Ortalama olarak, ”10-12 mm.” büyüklüğünde olurlar. Bazı Güney Amerika ülkelerinde sıkça rastlanırlar.

Karadul örümceği, ”ağ tuzakları” kurarak avlanır. ”Çaprazlama tellerle” ördüğü ağın ortasında, kısa bir ”tünelcik” bulunur. Burada böceklere pusu kurar. Dişisi, çiftleşmeden sonra, çoğu zaman erkeğini ‘yediğinden‘ dolayı, ”karadul” olarak bilinir!. Dişi karadul örümcekleri,”kuvvetli bir zehire” sahip olmakla beraber, sokmalarından kaynaklanan rahatsızlık, birazcık abartılmaktadır. Zehiri, bir insanı anında öldürebilecek kadar tehlikeli değildir!.

Ama her yıl, ”karadul” ısırmasından dolayı oluşan semptomlar yüzünden, yaklaşık olarak, ”15 insan,” hayatını bir şekilde kaybetmektedir!.. Bu sayı, köpekbalığı ısırmalarından dolayı bir yılda ölen insan sayısının, yaklaşık olarak ”iki katı” kadardır!.”Karadul örümcekleri” her ne kadar, modern yaşamda ”çok sık rastlanılmayan” bir örümcek türü olsa da, ”adı en çok bilinen” ve ”en fazla merak edilen” bir ”örümcek” olma özelliği taşır!.

Sidney Huni Yuvalı Örümceği

Bu tür, Dünya’nın ”en zehirli örümcekleri” olarak kabul edilirler. Öyle ki; bu zehirleriyle, ”150.000 adet” fareyi,anında” öldürebilecek güçtedirler!. Avustralya’nın ”Sydney” şehrinde ve yakın çevrede yaşayan bu; ”2,5-3 cm. büyüklüğündeki, siyah tüylü örümcek” toprağın, ”20 cm.” derinliğindeki tünelinin, ”dış” kısmındaki girişe, ”huni” şeklinde ördüğü, ”ağ kapanları” ile tanınırlar. ”Ocak-mart” aylarının arası, ”en tehlikeli ve kızgın” olduğu zamanlardır.

Çok ”sıcak” olan günlerde; ”civarda bulunan ot yığınlarının veya bahçeye asılan çamaşırların arasına kolayca gizlenebilirler!. Bu türde örümcekler, görüldükleri an, ilgili yerlere hemen haber vermek gerekir!. Öyleki; köşeye sıkıştırıldığını anlayınca; ”düşmanının üzerine hızla saldıran ve hatta, 2 m. kadar ileriden zıplayabilen,”oldukça ”agresif yapıda” bir örümcektir. Soktuğu andan itibaren eğer, ”serum” verilemezse; yaklaşık, ”30 dakika” içerisinde ”ölüm” olayı gerçekleşebilir!..

”Sydney huni yuvalı örümcekleri,” herhangi bir ”canlıyı” ısırdığı zaman çoğunlukla ”bütün zehirlerini” düşmanlarının ”vücutlarına” boşalttıkları için ”oldukça” tehlikelidirler!. Bu yönleriyle; ondan daha ”saldırgan” olan ama ‘zehirini’ harcamayı pek fazla sevmeyen, ”Phoneutria” adlı örümcek türünden çok daha tehlikeli olabilen bir tür olarak bilinirler. Bu örümcek türü, tek ısırığında bir çocuğu; ”15 dakikada” öldürebilen, ”atracotoxin” isimli maddeyi içeren, bir zehire sahiptir!.

Su Örümceği

Su örümcekleri; ‘küçük gövdeli ve uzun bacaklıdır.” Gövdesinin öndeki kısımları ”çok açık kahve” rengindedir. Üzerlerinde, koyu renkli şekiller vardır. Çeneleri; ”kızılımsı kahverengi, karnı ise; grimsidir” ve oldukça kısa olan kıllarla kaplıdır. Diğer örümcek türlerinin aksine genellikle dişi, erkekten çok daha ”küçük” boyutludur. Uzunlukları ”8-15 mm.” arasında değişebilir. Bazen 28 mm. boyunda olan dişiler de görülebilir.

Su örümceği, örümcek türleri içinde, ”en ilginç” özelliğe sahip olanlardan birisidir!. Birçok örümcek türü, geçici olarak suyun içerisinde yaşar. Hatta bazıları, isteyerek suya girer. Ama sadece bir cinsin hayatı, hemen hemen ve devamlı olarak suyun içinde geçer. ‘‘Karada yaşayıp, suda avlanması” oldukça ilgi çekicidir!. Bu örümcek türü, ”suyun altında” kalabilmek için oldukça ilginç bir yöntem geliştirmeyi başarmıştır!..

Öyle ki; suyun derinliklerine inebilmek için,”çok sıkı bir şekilde ördüğü ve asla su geçirmeyen keseciğini,’‘ suyun yüzeyinden getirdiği ”hava” ile doldurarak, bir çeşit ”dalgıç başlığı” yaparlar. Keseciğin ”açık ağzı,” altta bulunup, ”örümceğin” içeriye girip çıkmasını, dolayısıyla da; ”karada ve sudaki” yaşamını sürdürmesini sağlar. Suda yüzerken,”solunum deliğini” kapakçıklarla kapatır. En az ”5-10 dakika” suyun içerisinde kalabilir.

Yuvası Kapaklı Örümcek

Bu örümcek türü, ”sıcak iklimlerde” yaşam sürer. Yaz aylarında; ”tarla, bağ, bahçe” gibi, ”ekili” olan arazilerde ”çok fazla” rastlanırlar. Toprak içerisinde, ”kuyu” şeklinde kazdıkları ”yuvanın” girişini, ”ipek iplikten” örülmüş, topraktan bir kapakla örterler. Amerika’da bu türler yaygındır. ”Mayal örümceği” olarak da bilinirler. Derinliği, ”15 cm.’yi” bulan ve içi ipekle kaplanmış olan yuvalarında, pusuya yatarlar. Avı hissettikleri an, kapağı kaldırarak, saldırıya geçerler!..

Bu kapaklar, aynı zamanda yuvasını, şiddetli ”yağmurlardan” da korur. ”Yumurtalarını” koyabilmek için, ”ceviz” büyüklüğünde bir ”kozayı”da örerek, ”yuvanın” yanına bırakır. İçine de, ”2000 adet” kadar ”yumurta” koyar. Bazı türleri, yaklaşık olarak ”20 cm. uzunluk ve 6 cm. genişlikte” olabilirler. Bu türden ”iri” örümcekler; böcek ve kabuklu avlar, kuşların içlerini emerler!.. Zehirleri de insanları, ”oldukça etkileyecek” türdedir.

Tarantula

Güney Amerika’da yaşayan, ”oldukça iri” bir örümcek türüdür. Vücutları; ”kalın, tüy benzeri kıllarla” kaplıdır. Bazı ”tarantula” türü örümceklerin ayakları arasındaki mesafe, ”26 cm.’yi” bulur. Kuşları, gizlice takip ederek avlarlar. Tarantula ısırığı, insana acı vermekle beraber, ”zehiri” pek fazla tehlikeli de değildir!.. ”Kolombiya siyah tarantula, Brezilya koyu kırmızı tarantula, Brezilya pembe kuş yiyici tarantula’‘; ”kuş ve fare” dahil bir çok canlıyı avlayan, dev örümcek türlerindendir.

Tüylü vücutları insana ürperti verir. Haklarında, eskiden beri abartılmış olan pek çok söylenti mevcuttur. Tüm bu ”korku” hikayelerinin tam aksini düşünen, ”evlerinde; ilginç ve egzotik evcil hayvanı besleme” meraklısı olan birçok insan, ”tarantula örümceği” türlerini ”teraryum” adı verilen, ”akvaryum” benzeri ”cam kafeslerde” hobi amaçlı olarak tutmaktadırlar. Canlı yemleri vererek, tarantulaların avlanmasını izlemek, oldukça ilgi çekmektedir!..

Brezilya Gezgin Örümcekleri

Dünya’nın ”en zehirli” örümcekleri arasında olan,”oldukça tehlikeli” bir türdür. ”Güney Amerika ve Orta Amerika’da” yaşamaktadırlar. Bu türde ki, bir ”örümceğin” zehiri;” bir insanı, yaklaşık ”2 saatlik” sürenin içinde öldürebilmektedir!. Güney Amerika kıtasında yaşanan, ”örümcek ısırığı” vakalarının yarısından fazlası, ”Brezilya gezgin örümcekleri” tarafından gerçekleştirilmektedir!. Bu türden olan ”örümceklerle” ilgili iyi haber ise, ”panzehirlerinin” olmasıdır!.

Yuvarlanan Örümcek

Güney Afrika’da, ”Namibya çölünde” yaşayan bu ”örümcek” türü, diğer örümceklerden, kum üzerinde ‘yuvarlanabilme’ özelliğiyle ayrılmaktadır. Bu, çok ”nadir” olarak görülen örümcek, bir ”tehlikeyle’‘ karşılaştığında; bacaklarını gövdesine doğru çekerek, vücudunu adeta bir ‘tekerlek’ haline getirmektedir. Tekerlek şeklini almış olan gövdeleriyle, çok seri ‘taklalar‘ atarak, süratle ”yuvarlanan” bu örümcekler, böylelikle tehlikeden hızlıca uzaklaşmaktadırlar.

Saniyede yaklaşık olarak, ”44 takla” atabilen bu örümcekler, insanların ”yaşam alanlarından” epey ‘uzakta‘ yaşadıkları için, ”çok fazla” şekilde görülmezler!.. Bu yüzden de, her ne kadar az miktar da ”zehir” üretseler de, ”insanlara” herhangi bir ”zarar” vermeleri söz konusu bile değildir!. Kumun içine yaptıkları oyuklarında avlarını beklerken, aynı zamanda da çölün, kavurucu ”sıcağından” da korunmaya çalışırlar. Bu arada, etrafta dolaşan ”küçük böcekleri” avlarlar.

Deve Örümceği

Dünyanın ”en hızlı örümceği” olarak bilinen ”deve örümceklerinin” hızı, yaklaşık olarak, ”saatte 1.6 km.’dir.”Rüzgar akrebi, sarı ömer veya güneş örümceği” olarak da bilinir!. Aslında ”teknik” olarak bir ”örümcek” bile sayılmazlar!.. ”Yarı akrep, yarı örümcek” diyebiliriz!.. ”10 adet” bacağı ve yaklaşık olarak, ”12 cm.” kadar olan ”bacak aralığıyla,” dev boyutlardaki bir ”ürkütücü böcek” türüdür!. Görüntüsü aynı zamanda bir ”istakozu” da andırır!.

Çöl ortamında ”uydurulan (!) ” bir ”hikayeye” göre; ”deve örümcekleri” isimlerini; bu canlının, bir deveyi öldürerek, onun bütün iç organlarını parçalayarak, yemesi,” şeklinden yola çıkılarak almıştır!.. Oysa ki; ”deve örümceklerinin” tüm bu, ”korku hikayelerinin” aksine, aslında rakibini öldürebilecek, çok etkili olan bir ”zehiri” bile bulunmamaktıdır!.. Onların tek silahları; birçok ”böcek” türünden, çok daha ”uzun” olan ”kolları” ve ağızlarının hemen önünde bulunan kıskaçlarıdır!.

King Baboon Örümceği (Pelinobius muticus)

Yaşam alanları Doğu Afrika olan bu örümcek türü, ”king baboon” olarak da bilinmektedir. Bu örümceklerin ”fiziksel” görünüşü, ”tarantulaya” çok fazla benzediği için de,”örümcek koleksiyonu” yapan insanların arasında daima ”oldukça aranan” bir tür olmuştur!. Bu türden, örümcek konusunda ”uzman olmayanların” kesinlikle ‘uzakta’ durması gerekir!.. Çünkü; ”king baboon” yani, ”Pelinobius muticus” çok ”agresif ve hızlı” olduğu kadar, oldukça da zehirlidir de!..

Sıçrayıcı Örümcek (Salticidae)

Sıçrayıcı örümcek ”Salticidae,” yaklaşık olarak ‘5000 adet’ türle, örümcek aleminin ”en büyük ve de en geniş” ailesindendir. Sıçrayıcı örümcekleri, isimlerinden de anlaşıldığı gibi zımpalama yetenekleriyle ün yapmışlardır. ”Avlandıklarında” veya herhangi bir ”tehlike” anında, ”zıplayabilen” bu örümcekler, aynı zamanda; ”8 adet göze” de sahiptirler!. Gözlerinden, ”4 tanesi” çok dikkat çekici derecede ”büyük” olup, belirgin bir şekilde ”öne doğru çıkık” vaziyettedir!.

Bazı cinslerde; ”ilk, yürüme bacağı çifti,” diğerlerinden; ”çok daha kalın, kuvvetli ve uzundur. ”Sıcak havalarda daha aktif hale gelir, ordan oraya ”sıçrayarak” avlanırlar!. ”Sıçrayıcı örümcek” adıyla da bilinseler de, tek ”sıçrayan örümcek” türü bunlarla sınırlı değildir. Ayrıca ”kısmen de olsa; ”Lycosidae, Clubionidae, Oxyopidae ve Agelenidae ailesinden; Textrix’‘ cinsleri de, sıçrayıcıdır. Sırt kısmı, ”dikdörtgen veya kare” şeklindedir.

Dünya üzerindeki çok değişik habitatlarda yaşarlar. ”Tropikal ormanlar, çalılık araziler, çöller, gelgit bölgeleri, hatta dağlar” bu değişik ”yaşam alanlarından” sadece birkaçıdır!. ”Euophrys omnisuperstes” adlı türüne, Everest tepesinde bile rastlanmıştır. Aynı zamanda ülkemizde de oldukça sık görülebilen, birçok türleri vardır. Tamamen ”zararsız” olan bir türdür. Vücudunda asla ”zehir” bulunmaz. Avlarını, ağ tuzağı kurarak avlar.

Horrid Örümceği

2016 yılında, Dünya’nın bu ‘en nadir ve benzersiz örümceği’ İngiltere’nin, ”Plymouth” şehrinin, yakınlarında fotoğraflanmıştır. ”Horrid” adı verilen bu örümcek türü, İngiltere’nin sanayi bölgesinde bulunmuş ve çok sayıda kişinin de dikkatini çekmiştir. Yaklaşık olarak,”2.5 mm.” boyundaki bu tür, daha çok ”geceleri” avlanmak için dışarıya çıktığından, şimdiye kadar hiç fotoğraflanamamıştır.

”Ayna örümcek ya da pullu örümcek” denilen bu örümcekler, thwaitesia familyasından olan çeşitli türlerden biridir. Bu örümceklerin ”en belirgin” özellikleri; karın bölgesinin, üst kısımlarını kaplayan, ”gümüş” rengindeki ”parlayan” parçalarıdır. Alışılmışın dışında olan bu ”pullar,” sanki; sırtına yapıştırılmış, kırık sert ayna parçaları, gibi bir izlenim verse de, örümceğin kendini tehdit altında hisettiği zamanlarda, boyutları ve rengi değişebilir.

Yalancı Karadul Örümceği (Steatoda)

Yakından bakınca, gerçek ‘karadul örümceğine’ oldukça benzerler. ”Soluk işaretli ve kahverengi bir soğan” şeklinde olan, ”karın” bölgeleri vardır!. Dişiler, ”15 mm.” kadar büyürler. Erkekleri, çok daha ”küçük” bir yapıya sahiptir. Karanlık köşelerdeki, karışık ağlarından, ”baş aşağıya” sarkarlar. Ağlarını, gelişigüzel şekilde kurarlar. Yalancı karadul örümceği, bir tehdit olduğunu düşünüyorsa, kendisini ve yavrularını korumak için ısırabilir!.

istanbul böcek ilaçlama,istanbul haşere ilaçlama,seyrantepe böcek ilaçlama,seyrantepe haşere ilaçlama,kağıthane böcek ilaçlama,kağıthane haşere ilaçlama,sanayi mahallesi böcek ilaçlama,sanayi mahallesi haşere ilaçlama,çeliktepe haşere ilaçlama,çeliktepe böcek ilaçlama,gültepe böcek ilaçlama,gültepe haşere ilaçlama,küçükyalı böcek ilaçlama,küçükyalı haşere ilaçlama,maltepe böcek ilaçlama,maltepe haşere ilaçlama,çınar mahallesi böcek ilaçlama,çınar mahallesi haşere ilaçlama,kadıköy böcek ilaçlama,kadıköy haşere ilaçlama,ortaköy böcek ilaçlama,beşiktaş böcek ilaçlama,arnavutköy böcek ilaçlama,beyoğlu böcek ilaçlama,bebek böcek ilaçlama,

Yalancı karadul örümceğinin ısırması, oldukça ‘nadir‘ görülür. Zehirleri, asla ölümcül bir etkiye sahip değildir!. Sadece bölgesel olarak; ”kısa süreli şişliğe ve birazda ağrımaya” sebep olabilir!.. İnsanların bulunduğu şehir merkezlerinde, çok fazla kullanılmayan;”boş depo. metruk, eski ve yıkık binalar” en fazla rastlandığı,”yuvalanma ve barınma” alanlarıdır. Ağını, bu karanlık ve izbe yerlere kurarak, çeşitli böcek türlerini avlar..

istanbul böcek ilaçlama,istanbul haşere ilaçlama,seyrantepe böcek ilaçlama,seyrantepe haşere ilaçlama,kağıthane böcek ilaçlama,kağıthane haşere ilaçlama,sanayi mahallesi böcek ilaçlama,sanayi mahallesi haşere ilaçlama,çeliktepe haşere ilaçlama,çeliktepe böcek ilaçlama,gültepe böcek ilaçlama,gültepe haşere ilaçlama,küçükyalı böcek ilaçlama,küçükyalı haşere ilaçlama,maltepe böcek ilaçlama,maltepe haşere ilaçlama,çınar mahallesi böcek ilaçlama,çınar mahallesi haşere ilaçlama,kadıköy böcek ilaçlama,kadıköy haşere ilaçlama,ortaköy böcek ilaçlama,beşiktaş böcek ilaçlama,arnavutköy böcek ilaçlama,beyoğlu böcek ilaçlama,bebek böcek ilaçlama,

Kurt Örümceği (Trochose ruricola)

Yetişkin kurt örümceğinin, ”dişi” olanlarının boyu, 8 mm; erkeklerinin ise 6 mm. kadardır. Genellikle; gri veya kahverengi olurlar. 8 adet göze sahip olan kurt örümcekleri, aynı zamanda çok iyi de ”kamufle” olurlar. ‘Çok keskin gözleri‘ ile çevik birer avcı olan kurt örümcekleri, genellikle ”yalnız” yaşar ve avlanırlar. İnsanlara çok ciddi zarar vermeyen bu canlı, genelde ”düşük etkili” zehiriyle, ”hafif bir kaşıntının” oluşmasına neden olmaktadır!.

istanbul böcek ilaçlama,istanbul haşere ilaçlama,seyrantepe böcek ilaçlama,seyrantepe haşere ilaçlama,kağıthane böcek ilaçlama,kağıthane haşere ilaçlama,sanayi mahallesi böcek ilaçlama,sanayi mahallesi haşere ilaçlama,çeliktepe haşere ilaçlama,çeliktepe böcek ilaçlama,gültepe böcek ilaçlama,gültepe haşere ilaçlama,küçükyalı böcek ilaçlama,küçükyalı haşere ilaçlama,maltepe böcek ilaçlama,maltepe haşere ilaçlama,çınar mahallesi böcek ilaçlama,çınar mahallesi haşere ilaçlama,kadıköy böcek ilaçlama,kadıköy haşere ilaçlama,ortaköy böcek ilaçlama,beşiktaş böcek ilaçlama,arnavutköy böcek ilaçlama,beyoğlu böcek ilaçlama,bebek böcek ilaçlama,

Kurt örümcekleri, daima ”geceleri” avlanır. Gündüzleri ise; ”yosunların ve çürüyen maddelerin” içinde, ”gözlerden uzak” yerlerde geçirir. Kurt örümceğinin en büyük düşmanı; ‘eşek’ arılarıdır. Bu yüzden de, onlardan ‘korunabilmek‘ için çoğunlukla geceleri dolaşarak, böcek avlarlar. Dişisi,yumurta kozalarını,” ağ bezlerine yapıştırarak, daima ”yanında” taşır. Yumurtalarından çıkan ”yavruları,” annelerinin ”sırtına” tırmanarak, ”bir hafta” kadar burada kalırlar.

Kurt örümceğinin dişisi, ”yumurta kesesini,” karnının hemen altındaki iplik borularına yapışık de taşır. ”Yavru kurt örümcekleri,” yumurtadan çıktıktan hemen sonra da, yaşamlarının ”birkaç haftasını” geçirecekleri ‘‘annelerinin sırtına” büyük bir ”hızla” tırmanırlar!.. ”Ağzı açık ve sade bir girişli, sığ bir çukurda” yuva yaparak yaşarlar. Etrafta bulunan diğer böceklerin, ağa takılmasıyla da, onları ”kolayca avlayarak” beslenirler!..

Uzun Bacaklı Örümcek (Phalangium opilio)

Uzun bacaklı örümcek, genellikle; ”çayırlık ve ormanlık” gibi alanlarda bulunabilir. Yetişkin olanların, ”3.5-9 mm.” uzunluğunda ”boyları” vardır. Vücutlarının üst kısmında, ”açık gri ve kahverengi”desenler bulunur. Alt kısımları ise, ”tipik” olarak; ”krem” rengindedir. Dişileri, yumurtalarını çok ”nemli” toprağa bırakır. Yumurtalar, kışın sonuna kadar bekler ve ilk baharda çatlarlar. ”Yavrular” bir anda etrafa dağılarak, gözden kaybolur.

Uzun bacaklı örümcekler, her yıl sadece bir küme, ”yumurta” bırakırlar. Ağaçların gövdelerine tırmanırlar ya da zeminde ‘besin‘ ararlar. Yumuşak vücutlu; ”fidan biti, tırtıl, böcek larvası veya küçük sümüklüböcek” gibi ”sindirmesi ve avlanması” çok daha ‘kolay‘ olabilen, ”yumuşak vücutlu” canlılarla ‘beslenmeyi’ tercih ederler. ”Aynı boyutlardaki” diğer örümcek türlerine göre oldukça ”uzun” olan bacaklarının avantajını, ”çok hızlı” bir şekilde hareket ederek kullanırlar!.

Sekiz Gözlü Örümcek (Tegenaria gigantea)

Sekiz gözlü örümcekler, kendilerine ”eş aramak” için ”evinizde veya iş yerinizde” genellikle de, ”sonbahar’‘ aylarında bulunabilirler!.. Yetişkin dişiler için ”bacaklar hariç” vücut uzunluğu; ”11-18 mm.,” erkekler için ise; ”10-14 mm.” arasında değişebilir. Vücutları; oldukça ”kıllı” bir yapıda olan bacaklarıyla; kahverenginde bir gövdeden” oluşur. Dişileri; tırnak büyüklüğünde; ”beyaz renkli, üzeri ipek ağ kaplı olan yumurta kesesi” üretirler.

Erkek örümcek, ”ölmeden” hemen önce, ”dişi ile birkaç kez, çiftleşir!..” Örümceğin, tam olarak ”olgun” yapıya ulaşması, yaklaşık olarak, ”iki yılı” bulabilir. ”Garaj, depo, bahçe ve müstakil ev” gibi, insanların ”sürekli” bulunduğu mekanlarda yaşam sürebilirler. Genel olarak bir köşede ”tüp” şeklinde başlayarak, ”geniş ve düz” ağ örerler. Doğada ise; toprak içindeki, ”terk edilmiş, eski oyuk yuvaları” dışında; ”kaya aralıklarında ve ağaç deliklerinde” de bulunurlar.

Pholcidae Örümcekleri

Pholcidae örümcekleri; ”küçük ve orta boylu” örümceklerin familyasına aittir. Yetişkin olanları en fazla; ”2,5 cm.” kadar bir ”uzunluğa” erişebilir. Bacakları, oldukça ”uzun” ve çok ”incedir.” Dünya üzerinde; ”83 cinsten, 986 tür” tanımlanmıştır. Avrupa’da yaşayan türler, en çok ‘Doğu Akdeniz‘ bölgesinden türemişlerdir.”Fiziki” görünüş olarak; ”örümceğimsigillerin” sınıfından, ”Opiliones’‘ takımının üyelerine oldukça benzerler.

Pholcidae örümcekleri, ”sekiz gözlü” olan örümceklerdendir. ”Önde ve orta” olan gözleri, ”çok küçük” olup, geriye kalanları bunların; ”her iki” yanında bulunurlar. Karın altında ve arka taraflarında üç çift,”ağ torbası” vardır. Her birinin de, ”dışarıya doğru” açılan ayrı, bir ”çıkış noktaları” vardır. ”Nesticidae, Lycosidae” gibi türlere göre; ”ağ çıkış yollarının” ilk iki çifti; ”kıskaçlarının” arasındadır. ”Dişi üreme organı,” basit yapıdadır. Erkeğin duyargaları ise oldukça komplekstir.

Üretilen ”kokonları,”dişileri tarafından; ”ağzında” bulunan ”kıskaçları” yardımıyla taşınır. Evlerin ve harebelerin, ”rutubetli duvar köşelerine” örülen tuzak ağları; ”düzensiz veya çarşaf” şeklindedir. Örümcek, ağının üzerinde ”ters” bir şekilde durur. Ağının üzerinde, kendilerinden çok daha ”büyük avları” yakalayabilirler. Ağları; ”esmer ve kadife kumaş” gibidir. Ülkemizde; ”6 ayrı cinsten, 17 farklı türü” vardır. Her zaman üreyebilir!. Korktuğu anlarda, ”bedenini” hızla sallar!.

Beyaz Tüylü Örümcekler (Araneus diadematus)

Beyaz tüylü örümcekler, Avrupa genelinde bulunabilir. ”Yetişkin dişiler” için ”bacakları hariç” vücut uzunluğu, ”6-20 mm.” arasında değişir. Erkek beyaz tüylü örümcekler ise ”biraz daha küçük” boyutlu olmakla beraber, yaklaşık olarak,” 5-13 mm.” kadardırlar. Renkleri; ”açık sarı ile koyu gri” arasında değişir. Karın bölgesinde, + şeklinde ”beyaz” işaretler bulunur. Dişi örümcekler, örümcek ağında ”baş aşağı” durarak, avının hareketiyle oluşan ”titreşimi” beklerler.

Avlarını ”çok hızlı” bir şekilde ”ısırıp, öldürürler” ve onu, ”daha sonra” tüketebilmek” için ipek iplikle sararlar. Nadiren, ”çiftleşme” sonrasında dişiler, erkekleri yiyebilirler!.. Çalıların arasında gerilen ağların üzerinde bulunurlar. Genellikle, ”haziran-kasım” ayları arasında veya ”soğuktan ölene” kadar görülürler!.. Bu örümcekler de, birçok ”örümcek türünün” yaptığı gibi, ”geceleri” ağlarını örer ve ”yeni güne” hazırlık yaparlar.

Zebra Örümceği (Salticus scenicus)

”Siyah ve beyaz” şeritlerden oluşan ”vücut” renkleriyle, diğer türlerden kolayca ayırt edilebilen ‘zebra örümcekleri,’ Avrupa’da ”oldukça yaygın” olarak görülürler. Yetişkin dişiler için ”bacakları hariç” vücut uzunluğu; ”5-9 mm.,” erkekler için ”5-6 mm.’‘dir. ”Sekiz” adet olan gözünden, biraz daha ileride duran ”iki gözü” çok önemlidir. Avlanabilmek için, etrafı çok iyice kontrol etmek şarttır!. Zebra örümceğinin ”göz yapısı ve dizilimi” bunu, ”en iyi şekilde” yapmasını sağlar.

Erkek zebra örümcekleri, ”ön bacaklarını, hızlı bir şekilde sallayarak” dişilerine, ”kur dansları” yaparlar!. Dişiler,”yumurta keselerini ve genç örümcekleri” ilk ”derilerini” değiştirene kadar da korurlar. İç alanlarda; ”pencere eşiklerinde veya köşelerinde ya da perdelerin arkasında” bile bulunabilirler!.. ”Güneşli” günlerde ise; ”çit, duvar, bahçe ve bitkilerde” olabilirler. üretemezler, onun yerine. avlarını ”takip” eder ve uygun bir fırsatta da avlarlar!..

Kahverengi İnziva Örümceği (Loxosceles reclusa)

Boyutu en fazla ”1,50 cm.,” ayaklarıyla birlikte çapı ”4 cm.” civarındadır. Vücudu; ”açık kahve” rengindedir. En belirgin olan özelliği; ”kafasının ön kısmında, üç çift olarak sıralanmış, altı gözü ve kafalarının arka kısmındaki keman şeklindeki izdir.” Bu şekil; ‘‘keman” veya ‘’violin örümceği’’ olarak adlandırılmasına vesile olmuştur. Birçok ”örümcek türünde” olduğu gibi, ”kendini savunmak” dışında, ”insanları ısırma” eğilimleri asla yoktur!..

Ama, ısırdıklarında; oldukça çirkin bir görüntüye sahip ve geniş bir alana ulaşabilen, ”açık bir yaraya” sebep olurlar. Eğer pansuman yapılmazsa ve bir doktor kontrolü olmazsa, bu ısırıklar ”enfeksiyona” yol açarak,”doku nekrozu” oluşturabilir!.. Tüm bunlar ”göz önüne” alınarak, ”kahverengi inziva örümceğinin” bulunabileceği ortamlardan uzakta durmak gerekir!. Çok hassas ve zayıf bünyeli insanların, ”örümcek zehirinden etkilenme” ihtimali ise asla unutulmamalıdır!..


İç ve dış alanlardaki tüm köşeler, kahverengi inziva örümcekleri için ”ağ kurma” noktalarıdır. Garaj, ara bölme, bodrum gibi yerlerde daha fazla böcek yaşayabileceğinden, ağlarını da genelde buralara kurarlar!. Bu ‘cins’ örümcekle karşılaşılan evlerde, ortada mümkün olduğunca; ”eşya, giysi ve ayakkabı” bırakılmaması; ”ayakkabıların asla sallamadan giyilmemesi, yatakların duvar ve perdelere bitişik olmaması ve uzanmadan önce de yatakların mutlaka kontrol edilmesi” önemlidir.

Hobo Örümceği

Kahverengi vücudunun altında; ”sarımtırak lekelerle birlikte, grimsi bir karın bölgesi bulunan; oldukça ”uzun bacaklı” bir ‘örümcek’ türüdür. Bir hobo örümceğinin ”gövde uzunluğu” yaklaşık; ”13-21 mm.” kadardır. Ve ”bacak genişlikleri” yaklaşık olarak,”33-60 mm.” civarında olur. ”200′den fazla ”hobo örümceği” türü vardır!.. Hobo örümcekleri, ”huni ağ” yapan örümcek ailesine aittirler. Avını, bu şekilde ”tuzağa” düşürüp, yaşamlarını sürdürürler.

Bu örümcekler,”gizlenebilmek” adına, ipekten ”huni veya boru” şeklinde olan ”yuvalar” üretirler. Bir yerden diğerine taşınırken; saniyede, 1 metre kadar bir hızla hareket edebilirler. Tırmanış konusunda pek iyi değillerdir. Pasifik Okyanusu’nun, kuzeybatısında bulunan, çok yaygın bir örümcek türüdür. ”Hobo örümcekleri,” sıklıkla bulundukları ”demiryolu rayları” boyunca ”yuva”yaparlar. ”Enkazlar, bina temeli, kayalık istinat duvarı ve inşaat malzemesi” de yuva alanıdır.

Hobo örümceği, ısırdığı yerdeki ”dokuları” eriterek öldürür!.. Hayatınızı kaybetmenize yol açmaz ancak bu ”yara” hızla tedavi edilmezse, çok ciddi sonuçları olabilir!. Bir Hobo örümceği tarafından ısırıldığınızı anlamanın en kolay yolu; sürekli gelip, giden ”baş ağrısı” yaşamanızdır. Aynı şekilde bir anda gelip, sonradan kaybolan; ”keskin bir acıyı” da hissedebilirsiniz!. Isırılmanın sonucunda,”ömür boyu” iyileşmeyecek olan bir ”yara izinin” oluşma ihtimali de oldukça yüksektir!..

Goliath Kuş Yiyen Örümcekleri

Dünya’nın ‘‘en büyük örümcek” türlerinden olan bu cinsten örümceklere; Güney Amerika’nın balta girmemiş ”yağmur ormanlarında” oldukça sık rastlanılmaktadırlar. Bacak açıklığı yaklaşık olarak ”30 cm.’ye, ağırlıkları ise 150 ila 170 grama” kadar ulaşabilir. Dev bir cüsseye sahiptir. Vücutları ”grimsi ve siyah” olmakla beraber; üzerinde belirgin olarak ”sarı” renkte parçalı ”benek” noktaları bulunur.

Kuş yiyen örümceklerinin dişileri; ”30 mm.” boyundaki bir kese içerisine, ”50-150 adet”arası, ”yumurta” bırakırlar. Keseyi, ‘yırtıcılardan korumak’ amacıyla da; etrafını, ”tüyleriyle” örterler!. Örümcek yavruları, ”iki ya da üç yıl” içerisinde olgunlaşırlar!. Kendilerine bakmaya yetecek büyüklüğe ve olgunluğa ulaşana kadar, anaları ile uzun zaman geçirirler. Dişileri, 20 yıl, erkekleri ise ”3-6 yıl” kadar yaşayabilir. Erkekleri ”olgunluğa” erişip, çiftleştikten sonra da ölürler.

Çevikliği ve güçleri” sayesinde, gözüne kestirdiği avlarının sonu, genelde ”midesinde” sindirilmek olur!. ”Av menüsü” de oldukça geniştir; ”kuşlar, kurbağalar, küçük yılanlar, akrep ve diğer böcekler” gibi. Bu türlerin, avlarına karşı geliştirdikleri saldırı yöntemi” ise, oldukça ilginçtir!.. Her birinin ucu ”zehir” dolu olan binlerce tüyü, ”düşmanını veya avını” fark ettiği anlarda, bacaklarıyla karnına sertçe vurarak, etrafa saçar. Bu tüyler, saplandığı yerde ”acı ve kaşıntıya” neden olur!..

Bolas Örümceği (Cladomelea langipes)

Bu örümcek türü, tıpkı bir ”kovboy” gibi; ”kement” hazırlayarak, ”atma” yeteneğine sahiptir!. Çok iyi görme yeteneği olmamasına rağmen, uçan bir böceğin titreşimlerini algılar ve onu cezbeden ”feromen” denilen kokuyu salgılar. Bu koku, aslında avının, ”eş bulabilmek” amacıyla, salgıladığı bir kokunun tamamen taklididir. Bu şekilde yaklaşmasın sağladığı avını, hızlı bir şekilde yakalar!.

Avını yakalamadan önce, bir ‘ipeğin‘ ucunu, tıpkı bir ”top” şekline sokmak için iyice sarar. Daha sonra da bu topu, yine tıpkı bir ”kement” gibi uçuşan ”güvelere” doğru sallayarak, fırlatır!. Ağına yapışan avını, zehirler ve ipek ağıyla sarar. Böylece, avını ”taze’‘ tutmuş olur. Bu örümcek türü genellikle çöllerde yaşar. Gündüzleri, daima toprak altındadır. Gece ise avlanır.

ÖRÜMCEKLERLE KİMYASAL MÜCADELE YÖNTEMİ

Her haşere türünün ”mücadelesinde” olduğu gibi ”örümcek” haşeresiyle yapılacak olan ilaçlama uygulaması mutlaka; işinde uzman ve bilgili olan ve bu işi profesyonel bir şekilde yapmak için eğitim programına katılmış bulunan kişilerin; ”yardımları ve desteğiyle” yapılmalıdır!.. Amatörce ve bilinçsizce yapılacak olan ilaçlama işleminin sonucunda istenmeyen, bazı sağlık sorunlarına hatta, ”ölüme” dahi varan ‘durumlara’ yol açabileceği, kesinlikle unutulmamalıdır!..

Farmapest Haşere ve Kemirgen Kontrol Hizmetleri, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı ve izinli, belge ve ilaçlarıyla, sizlere her türlü haşere ve kemirgen sorunu çözümünde çeşitli alternatifler sunabilecek, bilgi ve tecrübeye sahip olan uzman kadrosuyla hizmetinizdedir.

İletişim Bilgileri

Avrupa Yakası

Seyrantepe Mah. Gülendam Sok. No:14/A 4.Levent / Kağıthane / İST.

Anadolu Yakası

Çınar Mah. Mustafa Kemal Atatürk Cad. Canlı Sok. Gülbağ Pasajı No: 6/13 Küçükyalı / Maltepe / İST.

Tel : (0542) 473 10 89 – (0212) 279 87 98

www.farmapest.com  Mail Adresi: farmapest@gmail.com

Leave a Reply