KENE İLAÇLAMA NEDİR? (FARMAPEST BÖCEK İLAÇLAMA SERVİSİ)

KİMLİK BİLGİSİ

Kene (Ixodida); ”örümceğimsiler (Arachnida)” sınıfının, ”akarlar (mite – Acarina)” alt sınıfından olan, eklem bacaklıların; ”monotipik (tek bir tür ya da tek bir cins)” takımından ve onların, bir ”üst” familyasındandır. Keneler; ”sakırga, yavsı, kerni” gibi isimlerle de tanınır. Kenelere, (mite) yani akarların gözle görülebilen, ”çok fazla büyütülmüş” olan şekilleri de denilebilir!. ”Sekiz adet bacakları” vardır. İlk iki bacak çifti öne, son iki çifti geriye yönelmiştir. Ön ayaklarının uçları; ”dokunma ve koku alma” duyusu için özelleşmiştir.

GENEL ÖZELLİKLERİ

”Kene” türleri genellikle; ”koyu kızıl, kahverenginde” olsalar da, doğada ”beyaza yakın, gri ve koyu siyah” renginde olan bazı türleri de bulunur. Günümüzde ”tespit edilebilen,” yaklaşık olarak, ”1000 kene türü” vardır. Kenenin ”Asıl kene, köpek kenesi, sığır kenesi” en çok bilinen çeşitleridir. ”Kenelerin” vücut şekli; ”yassı ve oval” biçimindedir. ”Beyaza yakın, gri” rengindeki ”keneler”, ”cüsse ve yapı” olarak da, biraz daha ”iri” ve tıpkı bir ”balon” gibi ”yuvarlak” şekilde olurlar!..

Keneler; ”yumuşak ve sert” keneler, olmak üzere ”iki gruba” ayrılmıştır. Ergin kenelerin, ”4 çift bacağı” bulunur. Bacaklarının uç kısımlarında, ”çengel ve vantuzlar” olur. Bu şekilde de, ”derisine” rahatça yapıştıkları canlının kanlarını, ”özel biçimli ağızlarıyla” kolayca emerler!.. Vücudu, başıyla kaynaşmış olan göğsü,”torba” biçimli olan ‘‘dişi kene,” yaklaşık olarak, ”4 mm.” kadardır.

”Kanı emdikten” sonra, yaklaşık olarak, kendi vücutlarının ”üç katından” fazla büyüyerek,”12 mm.’ye” kadar ulaşabilirler. ”Yakın akrabaları” olan ”mite (akar)” dan, gözle görülebilecek kadar büyük olan bu canlılar, ”özel olan ağız yapılarıyla, ”kara” üzerinde yaşayan, ”omurgalı konaklarına” tutunup, sürekli olarak ”parazit” biçiminde yaşarlar.

Keneler, taze ”kanı” emip, iyice ”şiştikten” sonra, kendilerini yere atarak, ”konaktan” çok hızlı bir şekilde uzaklaşırlar. Daha sonra da, etraflarındaki ”bitkilere veya ağaçlara” tırmanırlar. Kene türleri, Dünya’nın, ”kutuplar” hariç, her yerinde görülebilirler. ”Sıcak veya ılıman” iklimlerde çok çabuk ”üreyerek, büyük bir ”hızla” etrafa dağılırlar.

ÜREME

”Keneler,” sadece ”bir ay” kadar yaşayabilirler. ”Ayrı eşeyli” özellikleri vardır ve ”yumurta” ile çoğalırlar. ”Dişi kene,” her seferinde ”20-30 adet” yumurta üretir.”Dişi keneler” yumurtalarını; ”yaprak, çöp veya hayvan kıllarının aralarına” bırakırlar. Evin içindeki bir ”dişi kene” ise; ”duvar çatlaklarına ” yumurtalarını bırakır. Yaklaşık olarak,”bir hafta” içerisinde de ”yüzlerce” kene meydana gelir!.

Gelişimlerinde, ”metamorfoz” (yumurta, larva, pupa ve ergin evreleri) vardır. Yumurtalarından ”üç çift bacaklı larva” olarak çıkarlar. Bunlar, bir ”pupa evresi” geçirerek, ”8 bacaklı nimfaya ”(tam gelişmemiş yavruya) dönüşürler. Nimfalar, bir ”pupa evresi” geçirdikten sonra, ”ergin kene” haline ulaşır. ”Larva ve nimfalar genellikle; ”kertenkelelerin,” erginleri ise; ”insan, koyun, at, sığır, köpek” gibi memelilerin üzerinde ”asalak” olarak yaşarlar.

BESLENME

Keneler; kan emici” olan ve birçok türünde de ‘göz’ organı bulunmayan, bir ”dış” parazittir. Ergin keneler; ”köpek, kedi, koyun ve at” gibi birçok ”memeli” canlıların üzerlerinde ”yaşayan” ve onların; ”kanlarını emen” bir ”asalak” türüdür. Orman içerisinde ise, bulunduğu ağacın altından bir memeli geçtiği takdirde; üzerine düşerek hemen derisine yapışır ve etine; hortumunu sokup, onun ”kanını” doyuncaya kadar emer!…

Birçok ”kene” türünün, ”alerjiye” sebep olmalarının haricinde, insanlara fazla bir zararları yoktur!. Bu türden keneler, insanlar ve hayvanlardaki ”deri ve kıl” gibi artıklarla beslenirler. Bazı diğer türleri ise, sadece ”un” gibi ”bitkisel” içeriği olan ”gıdaları” tercih ederler. Bütün bu,”kan emen” canlı türlerinin ortak özelliği; ” dişilerin, yumurta üretimleri için gerekli olan proteini ve mineralleri, en kısa yoldan temin etme isteğidir!.. Hiçbir şey yemeden, ”8 ay” kadar yaşayabilirler!.

YAŞAM ALANLARI

Doğal ortamda yaşayan keneler; ”çimenliklerde, çalılıklarda ve hayvan barınaklarında” bulunurlar ve buralardan geçen veya yaşayan, ”memeli hayvanlara” yapışırlar.”Evcil hayvanlarımız” vasıtasıyla da” evlerimizin içine” kadar da gelirler!.. Başta köpek ve kediler olmak üzere, birçok diğer hayvanın ve insanların üzerinde yaşarlar. Köpeklerde, yetişkin keneler; ”kulak ve ayaklarda” yaşarlarken, daha ”küçük” olanlar,”sırt bölgesini” tercih ederler!.

Üzerinde bulundukları hayvanın, ”kanıyla” beslendikten sonra, oralardan ayrılarak, evlerimizin; ”kapı ve pencere kenarları ile süpürgeliklerin iç kısmında” barınırlar. Herhangi bir hayvanın ‘üzerinde‘ girdikleri evlerde, çok hızlı bir şekilde çoğalırlar ve eğer üzerlerinde ‘beslenebilecekleri‘ bir canlı bulamazlarsa, insanlara ”musallat” olabilirler. Dişiler, kan emerken, erkek kenelerde; deri ve saç kalıntılarıyla beslenirler.

KENELERİN BULAŞTIRDIĞI HASTALIKLAR

Keneler, bütün ”kan emici haşereler” gibi ”hastalıklı bedenlerden” veya sağlıksız ortamlardan vücutlarına aldıkları; ‘bakteri ve virüsleri,‘ sağlıklı olan bedenlere taşıyarak, hastalıkların; ”salgın” hale gelip, ”yayılmasına” neden olurlar!.. Kenelerle taşınan ve ”çok tehlikeli ve ölümcül” olabilen hastalıkların başında; ”KKKA Kırım – Kongo kanamalı ateşi, Q humması, tularemi ve ”ağrıma” olarak da bilinen, Lyme borreliosis” gelir.

Oldukça ”fazla rastlanılan” bu tür ‘hastalıkların‘ haricinde; ”theileriosis, babesiosis, anaplasmosis, cowdriosis, erlichiosis, kayalık dağ humması, rift vadisi humması” gibi daha birçok türden hastalıklar da, ”kenelerin aracılığıyla” bulaşırlar. Dişi keneler, hastalık virüsünü ve bakterilerini; yumurtalarından, larvalarına geçirirler. Hastalıkların ”yayılma oranı,” bu ”yeni yavrularla” çok daha fazla artar!..

Kenelerin tükürük salgıları; ”dokuları sindiren ve sıvı hale getiren” bazı ”protein parçalayıcı” enzimler içerir. ”İnsan ve hayvan hastalıklarının” taşınmasında rol oynayan, ”en önemli” etkenlerdendir. Kenelerin, özellikle ”göçmen kuşlarla” hastalıkları taşıdıkları bilinmektedir. Ayrıca bu asalak canlı; ”virüs, parazit, mantar, protozoa, solucan ve (riketsiya, spiroket) gibi bakterilerin” de yol açtığı bazı ”hastalıklara” da sebep olabilirler. Ek olarak; ”zehirlenme, felç ve alerjik tepki” gibi, ”istenilmeyen sonuçlara” da yol açarlar!..

KENEYE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER VE MÜCADELE YÖNTEMLERİ

Son dönemlerde hastalık taşıyan, bazı kene türlerinin sayısı, onları; ”doğal ortamda” yiyerek beslenen; ”orman tavuğu, sülün, keklik, bıldırcın” gibi kuşların, bilinçsizce ve ”yasa dışı” bir şekilde avlanarak, ”soylarının hızla yok edilmesi” yüzünden, çok korkunç bir şekilde artmıştır!..

”Kanımızı emmiş olan bir kenenin, bedenimizden, ”bilinçsiz” bir şekilde çekilerek çıkarılması,hastalık bulaşma riskini” artırdığından, oldukça tehlikelidir!. Çünkü, zorla çıkarılmak istenilen kene, midesinde bulunan; ”mikrop ve bakterilerle dolu olan kanını,” tekrar geriye boşaltabilir!..

Kenenin üzerine, ”kimyasal madde” dökülmesi de onu oldukça ”tedirgin” edebilir!. Eğer böyle bir hata yaparsanız; kene rahatsız olup, sizi bırakabilir fakat bu esnada da emdiği kanın bir kısmını da geriye kusar!.. Midesinden gelen, tehlikeli virüs ve mikropları da bedenimize bulaştırır. Ucu çok ince olan bir ”cımbız” yardımıyla, kenenin bedenimize en yakın olduğu (kanı emdiği yer) noktadan, ”nazikçe ve sıkıca” kavrayarak tutunuz!.. Bedenine ise asla dokunmayınız!..

Çok yavaş bir şekilde, hiç ”sallamadan ve çevirmeden,” düz bir biçimde ”keneyi” çekiniz!. Kene, bedeninizden çıkarıldıktan sonra,”ısırılan” yeri; ”saf alkol veya sabun” ile iyice temizleyiniz!.. Çıkarılan keneyi, mutlaka ”tanımlama” için uygun bir şekilde saklayınız!. Keneyi ”öldürmek” için asla ezmeyin!.. Çünkü bu, bir anda ”patlamasına ve mikropların etrafa saçılmasına’‘ neden olabilir!.. Sonra da, acilen bir ”sağlık kuruluşundan” yardım isteyerek, ”tahlil” yaptırınız!..

”Kene istilası” olan yerlerde, ancak ”profesyonel” yardım alınarak, sorun ”kolaylıkla” çözüme kavuşturulabilir!. ”Bilinçsizce ve amatörce” yapılan bireysel mücadele yöntemleri, ”çok daha fazla soruna yol açmaları” gibi, asla, ”etkili ve kesin” odaklı değildir!.. Profesyonel ve işinde uzman olan ilaçlama firmaları, daima T.C. Sağlık Bakanlığının kontrolündeki ”ilaç ve yönetmeliklere” bağlı kalarak çalışmak zorundadır!.

Genellikle, ”kokulu tarzda ilaçlama” uygulaması yapılarak, ”kenelerden” çok kısa bir süre içinde ”kurtulmak” kesinlikle mümkündür!. Fakat şu asla unutulmamalıdır ki; hiçbir ”haşere ilacı,” böcek yumurtalarına kolayca etki etmez!. İşte bu nedenle de, ‘yumurtaların çatlama süreleri‘ göz önüne alınarak, ”15-18 gün kadar’ sonra,”2. kez bir ilaçlama” yaptırmak, sorunu kesin olarak çözmede oldukça gereklidir!.

Farmapest Haşere ve Kemirgen Kontrol Hizmetleri, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı ve izinli, belge ve ilaçlarıyla, sizlere her türlü haşere ve kemirgen sorununun çözümünde, çeşitli alternatifler sunabilecek, bilgi ve tecrübeye sahip olan uzman kadrosuyla hizmetinizdedir.

İletişim Bilgileri

Avrupa Yakası

Seyrantepe Mah. Gülendam Sok. No:14/A 4.Levent / Kağıthane / İST.

Anadolu Yakası

Çınar Mah. Mustafa Kemal Atatürk Cad. Canlı Sok. Gülbağ Pasajı No: 6/13 Küçükyalı/ Maltepe / İST.

Tel : (0542) 473 10 89 – (0212) 279 87 98

www.farmapest.com Mail Adresi: farmapest@gmail.com

Leave a Reply