AKREP İLAÇLAMA NEDİR? (FARMAPEST BÖCEK İLAÇLAMA SERVİSİ)

KİMLİK BİLGİSİ

Akrep; örümceğimsigiller familyasından, sıcak ve nemli bölgelerde üreyerek, çoğalan, boyu türlerine göre; 13 mm’den 22 cm.’ye kadar ulaşabilen, arkasında bulunan kıvrık kuyruğunun ucunda, oldukça etkili ”zehirli bir iğne” taşıyan ve bu yüzden de ”son derece tehlikeli” olan bir eklem bacaklı böcek türüdür. Yaşam süreleri, yaklaşık olarak 5 yıl kadardır.

Dünya’nın çeşitli iklim ve coğrafi koşullarında yaşam mücadelesi veren, 600’den fazla türü bulunur. ”İskelet” görevi yapan dış kabukları, genellikle koyu renklidir. Siyah, sarı ve koyu kahverengi başta olmak üzere değişik renk ve tonlarda olur. Akrepler çok eski devirlerden beri görülmektedir. 400 milyon yıllık olan taşlarda ”akrep fosiline” rastlanmıştır. Güneşten oldukça etkilenip, çok çabuk kurudukları için tüm gün boyunca çatlaklarda gizlenip, geceböcek avlamaya çıkarlar.

GENEL ÖZELLİKLERİ

Daima sıcağı ve nemi seven akrebin vücudunun tamamı, ”kitinden” oluşan sert bir tabakaile koruma altındadır. Uzun ve kıvrık olan kuyruğunun ucunda, oldukça etkili olan bir ”zehir” barındıran ”iğnesi” vardır. Kendisini ”tehlikede” hissettiği anda, bu iğneyi ”korunma kalkanı” olarak hiç çekinmeden kullanır. Hatta bazen köşeye sıkıştığı durumlarda, kurtulamayacağını hissederse, iğnesini ”kendisine” dahi batırabilir!..


Yassı biçimli halkalardan oluşan vücut; başla kaynaşmış geniş bir gövde, karın ve uzunbir kuyruk olmak üzere üç bölümden meydana gelir. Gövde üzerinde önden, arka tarafa doğru büyüklükleri artan, uçları ”çift çengelli” dört çift, yani 8 adet ”yürüme bacağı” vardır.


Gövdeye bağlı karın kısmı ise 7 adet geniş halkadan meydana gelir. Alt yüzeyindeki birinci halkada kapaklı bir adet ”cinsiyet açıklığı,” ikinci halkada dokunum ve iz bulma görevi yapan bir çift tarak organı, 3, 4, 5 ve 6. halkalarda “kitap trakeleri” adı verilen ”solunumorganına ait, birer çift olmak üzere, toplam dört çiftsolunum deliği”vardır.


Karın kısmından sonra gelen; 6 adet dar ve yuvarlak halkadan oluşan ve bir yay gibi sırta doğru bükülebilen ”akrebin kuyruğu,” ucunda ”zehirli iğnesi” olan, eğrilmiş bir halka ile son bulur. Halk arasında vücudunun son bölümü, her ne kadar ”akrebin kuyruğu” olarak bilinse de, gerçekte karın kısmının daralan uzantısıdır. Çünkü içinden ”barsak” geçen, sondan bir önceki halkası ”dışkılık” ile son bulmaktadır. Akrepler yürürken kuyruklarını kaldırırlar. Asla pürüzsüz ve kaygan olan yüzeylere çıkamazlar.


Başlarının üst tarafında iki adet büyük, orta göz ve ön kenarında ise küçük 2-5 çift yan göz bulunmasına rağmen, gececi olduklarından gözlerinde görüntü net olarak meydana gelmez. Daha çok ”dokunma ve duyu organı” olan, ”bir çift taraklarını” hassas bir radar gibi kullanıp, avlarının ”titreşimlerini” hissederek, yerlerini tespit ederler.

Ayrıca başlarının her iki yanında, avlarını yakalayıp, ağızlarına götürmekte kullandıkları, uçları ”pensli’,’ bir çift kıskaçları vardır. Kıskaçlarının üzeri duyu kılları” ile kaplanmıştır.Bu kıllardan bazıları ”ses titreşimlerine,” bazıları ise ”dokunma” veya ”hava akımlarına” karşı oldukça hassastır.

Avlanmada taraklar gibi, kıskaçların da önemli rolü olduğu muhakkaktır. Kıskaçların şekilve büyüklüğü, akreplerin türlerine göre değişir. Ağızlarının önünde pensli, bir çift de küçük ”zehir çengeline” sahiptir. Bunlar, besini çiğnemeye ve parçalamaya yararlar.

Akrepler aç gözlü hayvanlardır. Avlarını güçlü kıskaçlarının makası ile yakalayıp, sıkar ve hemen başının üzerine kaldırarak, kuyruğundaki ”zehirli iğnesi” ile de sokarlar. Ölen avını ezip, parçalar ve ”vücut sıvıları” kuruyuncaya kadar da emerler. Geriye sadece ”içi boş,”kurumuş bir kabuk bırakırlar!..


Akrepler, yaklaşık olarak bir yıl kadar,açlığa ve susuzluğa dayanabildiği gibi, kopan birçok ”organını” yenileyebilme ve ”radyasyonun son derece ölümcül olan zararlı ışınlarına” karşı son derecede dayanabilmektedir. Üç hafta süreyle, bir buz kalıbında dondurulan akrep, buz eridiğinde ”hiçbir şey olmamış” gibi yürüyüp, normal hayatına dönmüştür!..

ÜREME

Çiftleşme sonrasında eğer, erkek akrep hızlı davranamaz ise, dişi akrepler erkeğini yerler. Erkeklerdendaha büyük boyutlarda olan dişiler, ”ovovivipar” özelliktedirler.Yani, yumurtaları vücutlarında ”olgunlaştıktan” sonra doğururlar. Yumurtaları, yumurtalıklarında gelişerek açılır ve yavrular ”canlı” olarak doğarlar. Dişi akrepler, her seferinde ”60 kadar yavru” doğururlar.

Yeni doğan yavruların ayaklarında ‘tırnaklar” olmayıp, ”vantuzlar” vardır. Bunun sayesinde annelerinin sırtına tırmanıp, rahatlıkla tutunurlar. İlk doğduklarında şeffaf beyaz renktedirler. ”İlk deri değişimine” kadar (15-20 gün ) boyunca,hiçbir şey yemeyerek, annelerinin sırtında barınırlar.

Vücutlarındaki enerji ile geçinirler. Deri değişiminden sonra annelerini terk ederler. Akrepler, tüm yaşamları boyunca, ”yedi kez deri” değiştirirler. Birçok türü doğduktan ”bir yıl” kadar sonra, bazıları ise ”5 yıl” gibi çok uzun bir sürede erginliğe ulaşırlar.

YAŞAM ALANLARI

Akrepler genel olarak, sıcaklığın ve nemin yüksek olduğu yerlerde ve daha çok da deniz kıyılarında görülürler. Özellikle sahillerdekum tarafından kamufle edildiklerinden görmekpek mümkün olmayabilir. Bu yüzden de sahillerde çıplak ayaklarla yürürken, çok dikkatli olunmalıdır!.. Kutuplarındonmuş alanları hariç, hemen hemen her yerde yaşarlar. Yalnız yaşamayı tercih ederler.


Taşların, duvar yarıklarında, kurumuş ağaçların ve kabukların altında veya yer altında kazdıkları tünellerin içerisinde rastlamak mümkündür. Evlerimizde ise; banyo, mutfak,kiler, depo, garaj, su kuyusu gibi su ve nemin aynı zamanda da yiyeceğin oldukça bololduğu mekanlarda, sıklıkla rastlanılır. ”Etçil canlılardan” oldukları ve diğer tüm böcektürleriyle beslendiklerinden bu tip yerler, avlanmaları için oldukça uygundur. Ayakkabı içlerine dahi saklanabilirler!..

AKREP ZEHİRİNİN ETKİLERİ VE MÜDAHALE YÖNTEMLERİ

Akrebin kuyruk ucunda bulunan, bir çift ”salgı bezinde” üretilen ”zehir, güçlü kaslarının kasılmasıyla ”iğnenin açtığı yaraya” hızla boşaltılır!.. Zehirini, iğnesinden 10 cm. uzağa fışkırtabilir. Akrebin zehiri,“hidrosiyanik” ve “karbilamin” adlı maddelerden oluşmuştur.


Tatsız ve kokusuzdur. Asit özelliği taşır. Etkisi hayvanların çeşidine göre değişir. Tropikal bölgelere gidildikçe, boyutları ve zehirlerinin tesirliliği artar. Akrebin zehirinin etkisi, onun vücutrengine göre de değişiklik gösterebilir. ”Koyu renkli” olan akrep türlerinin zehirinin, daha fazla ”ölümcül” olduğunu söylemek mümkündür.

Çoğu akrep, soktuğu anda bir ”su aygırını” bile ”öldürebilecek” kadar zehiri bünyesinde barındırır. Kuşlar, akrep zehirine karşı dayanıksızdır. Güvercin ve serçeler hemen ölürler. Kurbağa ve balıklar oldukça dayanıklıdır. Mürekkep balıklarına zehirleri etki etmez. İnsanı öldürebilecek kadar zehiri kuvvetli olan türleri vardır. Türkiye’de ”akrep sokmasından ölüm” nadir görülür. Ölenler daha çok, zayıf ve ”kronik hastalığı” olan insanlardır.


Akrebin soktuğu yer, anında kızarır ve şişer. Ateş yükselir, kalp atışı yavaşlar, terleme ve bilinç kaybına bağlı olarak, sayıklama görülür. Aynı zamanda; Solunum darlığı, çarpıntı ve aşırı kusma olur. Akrep sokmasında alınacak ilk tedbir; sokulan yeri, her iki tarafından sıkıbir şekilde bağlayarak, yarayı çizmek ve akan kanı emip, yutmadan tükürmektir.


Yarayı her ”emme işleminden” sonra ağız, ”süt” veya ”zeytinyağı” ile yıkanmalıdır. Yarayı emen kimsenin ağzında; diş çürüğü, çatlak veya yara bulunmamalıdır. Aksi takdirde zehir, buradan ”yarayı emen kişinin” kanına geçebilir. Sokulan yere ”amonyaklı bez” koymalı ve acilen, ”panzehir” içeren ”serum” verilmelidir.

Birçok akrep türü, soktuğu anda öldürücü bir etki oluştururken, bir kısmı da ”felç edecek” kadar olan ”zehiri,” vücudumuza ‘enjekte” edebilir. Akreplerin küçüklüğü zehrinin öldürücü olmadığı ya da olmayacağı anlamına gelmemelidir.

Akrep zehrinin etkisinin belirlenmesinde farklı ölçütler vardır. Bazen çok ufak boyutlardaki bir akrebin bile, ”oldukça öldürücü” olduğu görülmüştür. Akrep sokması, işte bu yüzden oldukça tehlikeli bir durumdur. Bu türden bir durumla karşılaştığınız da ”hiç vakit kaybedilmeden”, en kısa süre içerisinde, uzman bir sağlık kuruluşundan yardım almanız gerekir!..

Akrepler tek başına yaşarlar ve sizden gizlenebilecek kadar da hızlı hareket ederler. İşte Bu yüzden bir akrebi bulmak, asla ”onlardan kurtulduğunuz” anlamına gelmez. Eğer bir ormanda ya da ekvatorda yaşamıyorsanız, yaşadığınız alanda karşılaşacağınız akrepler,çok da büyük olmayacaktır. Onu fark edinceye kadar, sizi ”sokabilecek” olan akrebin zehir içeren bir ”iğneye” sahip olduğunu asla unutmamanız gerekir!..

Farmapest Haşere ve Kemirgen Kontrol Hizmetleri, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı ve izinli, belge ve ilaçlarıyla, sizlere her türlü haşere ve kemirgen sorunu çözümünde çeşitli alternatifler sunabilecek, bilgi ve tecrübeye sahip olan uzman kadrosuyla hizmetinizdedir.

İletişim Bilgileri

Avrupa Yakası

Seyrantepe Mah. Gülendam Sok. No:14/A 4.Levent / Kağıthane / İST.

Anadolu Yakası

Çınar Mah. Mustafa Kemal Atatürk Cad. Canlı Sok. Gülbağ Pasajı No: 6/13 Küçükyalı

Maltepe / İST.

Tel : (0542) 473 10 89 – (0212) 279 87 98

www.farmapest.com  Mail Adresi: farmapest@gmail.com

Leave a Reply