AKAR (MİTE) İLAÇLAMA NEDİR? (FARMAPEST BÖCEK İLAÇLAMA SERVİSİ)

KİMLİK BİLGİSİ

En çok tanınan türleri olan, ev tozu akarları (mite); ”Pyroglphidae” (örümceğimsigiller) ailesinden, çıplak gözlerle asla görülemeyen, 0,3 mm. büyüklüğündeki, mikroskopik canlılardır. Tıpkı örümcekler gibi8 adet kolları vardır. Ev tozu akarları,10 ile 25mikrometre arasındaki partiküllerle etrafa taşınmaktadır.

Dermatophagoides Pteronyssinus, Dermatophagoides Farinae, Derma tophagoides Microceras, Euroglyphus Maynei ve Blomia Tropicalis ise başlıca ”ev tozu akarı” cinslerdir. En çok ”alerjik semptoma” neden olan ”Dermatophagoides Farinae” ve ”Dermatophagoides Pteronyssinus”
türleri, belirli iklim ve coğrafi şartlarda yaşamaktadır.

İnsanların ve hayvanlarınsaç ve deri döküntülerinden beslenen, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük haşerelerdir. Genellikle; ”Halılarda, sıcak ortamlarda, yatak çarşafı, yastık, kumaş kaplı oturma grubu ve tüylü oyuncaklar gibi besin kaynağı olarak tükettiği; ”deri, saç ve küf” döküntüleri olabilecek her yerde bulunabilirler. Bir gramlık deri parçası bile, ”bir milyon” kadar, ev tozu akarının beslenmesi için yeterlidir!..

Akarların (mite) çoğalmaları için ideal sıcaklık 25-30 °C, nem oranı ise %70-90’dır. Akarlar nem oranının % 50 ve sıcaklığında 18 °C üstündeki ısıyı tercih ederler. Nem oranının %50 ‘nin altında olduğu ortamlardaysa asla uzun süre yaşayamazlar.

Bu nedenle, 1800 m.’den yüksek bölgelerde; ”deniz, ırmak veya göllere” yakın olmayan ”kurak” yerlerde, ”havasının çok kuru olması” nedeniyle kesinlikle akar bulunmamaktadır. Avrupa iklim kuşağındaki evlerde yılın her döneminde akar (mite) bulunabilmektedir.

Akarların, en sık olarak görüldüğü iki dönem; ”eylül – ekim ve nisan -mayıs” aylarıdır. ”Akarlara alerjisi” olan kronik hastalarda ”yılın her döneminde” birtakım alerjik belirtiler görülebilmesine rağmen, bu iki dönemde daha sık yakınmalar olmaktadır. ”Nem” oranının çok arttığı dönemlerde ”akar alerjisi” olan insanların şikayetleri , çok daha fazla artmaktadır.

AKARLARIN (MİTE) İNSAN SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ

Ev tozu akarları havada uçamazlar ama ”ev tozuyla” hareket ederler. Ev tozu akarları, atopik kişilerin solunum yoluna ulaştıklarında, etkileşime neden olmaktadır. Özellikle; alerjik astım, alerjik bronşit, alerjik nezle gibi birtakım ”solunum yolu rahatsızlığı” olan kişilerde; nefes darlığı, öksürük gibi belirtileri tetikleyici özellik gösterir.

Bu ”alerjik reaksiyona” sebep olan şeyin, özellikle ”ev tozu akarı dışkısı” olduğu, uzmanların kesin görüşleri arasında yer almaktadır. Evlerimizde temizlik yapılırken, toza yapışmış olan ”ev tozu akarlarının dışkıları,” bu tozla birlikte yukarıya doğru yükselir ve havaya karışır. Daha sonrada burnumuzdan veya ağzımızdan, solunum yoluyla vücudumuza girer.


Mite olarak da bilinen ev tozu akarları, en çok insanların yaşadığı ”kapalı alanlarda” varlık göstermektedirler. Ev tozu akarlarının dışkıları dışında, vücuduna temas edilmesi de alerjik reaksiyonlara sebep olmaktadır. Sıcak ve nemli olan ortamları sevdikleri için en çok yatak içlerinde bulunan, saç ve deri döküntüleri ile beslenen bu canlılardan korunabilmek ancak alınabilecek bir dizi önlem ile mümkün olmaktadır.

EV TOZU AKARININ ALERJİK ETKİSİNDEN KORUNMA YOLLARI

Ev tozu akarına (mite) karşı alerjisi olan kişilerin, etrafındaki akar seviyesinin oldukça az bir seviyeye indirilmesi, en etkili alerji önleme yöntemi olmasının dışında, ”ev tozu akarına” allerjisi olan kişilerin evlerinde alması gereken bazı önlemler ise şu şekilde sıralanabilir:

Alerjik rahatsızlığı olan insanların, evlerinden ”halıları kaldırmaları” en etkili önlem alma yolu olabilir!. Bunun sebebi, ev tozu akarlarının halının cinsi fark etmeksizin, bütün halıların içinde ”yaşama alanı” bulmasıdır. Özellikle yatak odasında bulunan halıların kaldırılması, bu nedenle daha büyük önem taşır.

Evlerinde dokunmuş halı yerine, ince ve makinede yıkanabilen kilimler tercih edilmelidirler. Bu kilimler mutlaka, ”60 °C” yıkanabilecek özellikte olmalıdır. Bu şekilde ev tozu akarları, ”55 °C” üzerinde ”yaşama imkanı” bulamayacağı için de ölmektedirler. Ayrıca alerjik reaksiyona sebep olan dışkıları da, kilimlerden kolayca ve tamamen temizlenmektedir.

Ayrıca, ”anti-bakteriyel” olduğu iddia edilerek, piyasada satılan ve asla alerji yapmayacağı vurgulanan halılarında, ev tozu akarından korunmayı sağlamadığı da vurgulanan önemli bir noktadır. Çünkü, ”ev tozu akarları” asla ‘bakteri’ değil, çok küçük boyutlu bir böcek türüdür!.. Toz deposu halıların zaten anti-alerjik yapıda olamayacağı bilindiğinden, alerjisi olan kişiler için bu ”pazarlama taktiği (!)” de yararlı olmayacaktır.

”Su filtreli elektrikli süpürgelerinin” kullanılması da, nispeten bu türden rahatsızlığı olan insanlar için oldukça faydalı olabilir. Su filtre özelliği olan bir süpürge ile koltukların üzerlerinin süpürülmesi de”ev tozu akarının” oluşumunu ortadan kaldıran, bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Evinizin havasını nemli tutmamak ve sık sık havalandırmak gerekir.

Evin havasını nemlendirmek, aynı zamanda ”ev tozu akarlarının” orada barınmasını kolaylaştırıcı bir etki göstermektedir. Havadaki nem oranının % 50’den fazla olması durumunda, ev tozu akarı için oldukça ”uygun bir ortam” sağlanmış olur. Bu nedenle havadaki nemi azaltıcı cihazların kullanılması şarttır. Ayrıca evin sürekli süpürülmesi, nemli bir bez ile silinmesi ve yeterince havalandırılması gerekir.

Ev tozu akarlarının, en yoğun bulunduğu yerlerden biri olan yataklar için ayrı ”özel kılıfların” kullanılması, alerjisi olan kişilere önemli bir çözüm yöntemi olmaktadır. Yatak, yorgan ve yastıklar, ev tozu akarı geçirmeyen kılıflarla kaplandığı takdirde,”alerjik reaksiyonların” önüne geçmek daha kolay olmaktadır.

Bunun dışında haftada en az bir kez ”yatak takımlarının” değişmesi gerektiği de uzmanların vurguladığı görüşler arasında yer almaktadır. Dışarıda üretilip, ülkemizce de ithal edildiği bilinen bu kılıflar, ”sıkı dokunmuş pamuklu kumaştan” imal edilmektedir.


”Dil altı damla aşısı” kullanımı da ev tozu akarları ile mücadelede oldukça etkili olmaktadır. Kişiye, alerjisi olduğu maddenin yoğun bir şekilde, dil altından verilmesi yoluyla uygulanan aşıya ”dil altı damla aşısı” denilmektedir.

Dil altı damla aşısı uygulaması ile bu maddenin,vücuda tanıtılması” hedeflenerek, akar allerjisini ortadan kaldırma amaçlanmaktadır. Bu aşı türü dışında bir de, iğneyle cilt altından uygulanan, aşı metodu vardır.

Bu aşıların planlamasını bir ”alerji uzmanının” yapması gerektiği, sağlık ocağı ya da eczane gibi yerlerde yaptırmanın ise kesinlikle bir faydasının olmayacağı ”asla” unutulmamalıdır!. Cilt altından yapılan aşıların, allerji uzmanı doktorların gözetiminde yapılmasının nedeni, bu aşıların allerjik yan etkileri barındırmasıdır.

Herhangi bir ”ani ve beklenmeyen” atak olması durumunda doktor hızla hastaya müdahale edebilmelidir. Öyle ki, bazı insanlarda, ”kendisine özel” alerjik reaksiyon tepkisi olabilir. Kimi insanlar bunu ufak bir kaşıntıyla geçiştirirken, bazı durumlarda verilen tepki, çok daha ”büyük ve vahim” sonuçlara yol açabilir!. İşte bu yüzden de daima, doktor gözetiminde olmak zorunludur.

Yatak odasında, yüklük ve çok fazla eşya bulundurmamalıdır. Mobilya alımı yaparken, ”kadife ve tüylü” kumaşların asla tercih edilmemesi; koltukların, deri ya da sentetik kumaştan seçilmesinin ”daha doğru olduğu” da bu tip rahatsızlığı olan insanların dikkat etmesi gereken bir ayrıntıdır. Unutulmamalıdır ki, tüylü kumaşların aralarındaki boşluklar, akarların rahatlıkla yerleşip, yuva yaptığı alanlardır.

Ayrıca perdelerinizin, ”60 °C” sıcaklıkta yıkanabilecek olan, ”sentetik kumaşlardan” olması da önem taşımaktadır. Yatak odasının zemininin; ”parke, marley, mermer, seramik” gibi kolay yıkanıp, temizlenebilir malzemelerden olması da ”alerjik reaksiyon” gösteren hassas kişilerin yaşamlarının daha kolay bir hale gelmesi için gerekli şartlar arasında yer almaktadır.

Alınan bu tüm önlemler, ev tozu alerjisi bulanan yetişkinler ve çocuklar için uygulanması son derece önemli olan ve hastalığın belirtilerini büyük ölçüde azaltan faktörleri içermektedir. Ev tozu akarı alerjisinin en fazla rastlanılan allerji türlerinden biri olduğu ve ”her 100 insandan, 9’unda” görüldüğü tespit edilmiştir. Dikkat edilmediği takdirde, insan hayatını çok büyük ölçüde olumsuz etkileyen bir hastalık olduğu da bilinmelidir.

Farmapest Haşere ve Kemirgen Kontrol Hizmetleri, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı ve izinli, belge ve ilaçlarıyla, sizlere her türlü haşere ve kemirgen sorunu çözümünde çeşitli alternatifler sunabilecek, bilgi ve tecrübeye sahip olan uzman kadrosuyla hizmetinizdedir.

İletişim Bilgileri

Avrupa Yakası

Seyrantepe Mah. Gülendam Sok. No:14/A 4.Levent / Kağıthane / İST.

Anadolu Yakası

Çınar Mah. Mustafa Kemal Atatürk Cad. Canlı Sok. Gülbağ Pasajı No: 6/13 Küçükyalı

Maltepe / İST.

Tel : (0542) 473 10 89 – (0212) 279 87 98

www.farmapest.com  Mail Adresi: farmapest@gmail.com

Leave a Reply